TASAVVUFTA S-L-M KÖKÜNÜN HİKAYESİ Biraz iç çekiş, biraz kalbin yumuşaması, biraz da insanın kendine karşı dürüstleşmesi, insanın kalbini temizleyip Rabbine yaklaşma yoludur. Başkalarına değil, önce kendine dönme yoludur. Kendi içindeki karmaşayı, öfkeyi, kırgınlığı, korkuyu fark edip onlardan arınma çabasıdır. Kalbinin temizlendiğini hissettikçe,dünyanın gürültüsü seni eskisi gibi sarsmaz. Sözün yumuşar, bakışın dinginleşir, nefesin rahatlar. Çünkü tasavvuf, önce insana kendisiyle barışmayı öğretir,sonra dünyayla… Tasavvuf, Allah’a güvenmeyi öğrenmektir. Hayatın her şeyine gücünün yetmediğini fark ettiğin o an var ya… İşte tasavvuf tam orada başlar. Teslim olmak, aslında bir vazgeçiş değil,“Ben tek başıma değilim” diyebilmektir. Tasavvuf, kimseyi incitmemek ve kimseye yük olmamaktır. Kendini arındırdıkça kalbin hafifler. Hafifledikçe sessiz bir iyilik hâline dönüşürsün. O yüzden sufiler şöyle der: “Tasavvuf, güzel ahlâktan başka bir şey değildir.” Tasavvuf, insanın içinde bir gül açmasıdır. Zorla değil, kendiliğinden… Yargılamayla değil, anlayışla… Mecburiyetle değil, sevgiyle… Gün gelir fark edersin ki: Aradığın huzur dışarıda hiç olmamış. Meğer aradığın senmiş, meğer yolculuk içe doğruymuş, meğer Huzur kalbinin derinliklerindeymiş Tasavvuf insanın içindeki hakikate sessizce yürüdüğü İslam Dininin Manevi ve içsel boyutunu ifade eden bir anlayış ve yaşayış yoludur. Gönül Yolculuğudur. Arapçada S-L-M kökünden gelir ve Barış,Huzur,Güven,Teslimiyet ve Tamlık Halidir. Bu Kökten Türeyen diğer kelimeler SELİM (Temiz Sağlam arınmış Kalp) SALİM (Sağlam Selamette olan ) SELAM(Barış Huzur ve esenlik) TESLİM(Teslim Olmak,Gönülden bırakmak,dünyevi olana direnç göstermemek) MÜSLİM(Teslim Olan) dir. Tasavvufi Olarak İnsan Kalbini SELİM yaparsa ,İçi SELAMete erer, SELAM halinde olur,bu da onu teslimiyete ve gerçek Müslim Haline götürür. Tasavvuf Kalb-i Selim Olmakla başlar. Bu : İnsanın İçindeki Kin, Kibir, Kıskançlık, Öfke, dünyevi Hırslar gibi Nefsi Bulanıklaştıran duygulardan temizlenmesi demektir. (Astrolojik olarak Transit Uranüs Pleiades bölgesinden geçerken Dharmalarımızı Temizlemek Adına Şifa niyetiyle) Tasavvuf İlk Adım Kalptir der. Kalp Temizlendikçe İnsan Hem Kendisine Hem de çevresine zarar vermeyen bir hale gelir. SALİM İnsan ın içi Huzurlu,Dışı güvenlidir.Kimseyi incitmez…. ‘’Sufiler der ki ! Kendinden emin olunmayan kişi SALİM değildir. Kalp arınınca ,Kişi güvenilir hale gelince,İnsanın Hali SELAM olur. Selam Barıştır,Huzurdur,Esenliktir,Sükunettir.İnsan İçindeki dinginliği dışa taşır,Sözleri ,tavrı,Nefesi bile huzur verir. Bu yüzden Es-SELAM dir.Varlığıyla Huzur veren güven bahşeden.. SELAM haline gelen insan artık TESLİM olur.İlahi akışa güvenir.Direnmez Tasavvufta TESLİMİYET in 3 hali vardır Akıl Teslimi ’’Bilmediğin Şeyler var’’ Kalp Teslimi’’Herşeyde bir hayır ve hikmet var’’ Ruh Teslimi’’Benim iradem Onun iradesine dayanır’’ Mevlana Der ki ‘’TESLİMİYET KORKUYU GÜVENE DÖNÜŞTÜRÜR’’ Bu Yolculuğun Sonunda Kişi MÜSLİM olur. KALBİ SELİM-HALİ SELİM- DİLİ SELİM-Gönlü selim kişiye Müslüman denir. Sufiler der ki Önce İçte Müslüman Ol Sonra dışında Müslüman ol… Dergahlarda Dervişler iki soru sorar 1.si Bu gün Gönül Kırdın mı? Eğer cevap hayır sa 2.Soru Bu Gün Namazın kıldınmı dır 1. soruya cevap evetse 2. Soru sorulmaz Çünkü Derviş bilir ki Allaha yönelmenin önündeki en büyük engel kırık bir gönüldür. Bu yüzden Tasavvufta İlk ders Kırmamak Son ders Kırılmamaktır. “Tasavvuf İbrahim Peygamberle başlamış, Doğa ve insandaki hakikatleri bir ederek tanrısal hakikate ulaşmıştır.” “Hz. Muhammed’in tasavvufî yanını paylaştığı meclis Eshab-ı Suffa’dır.” Bir dğer deyişle Kırklar Meclisi Bu meclise girmenin şartı; “El-fakru fahri” dir. Fakr: Dünyadan değil kendi nefsinin yokluğuna ulaşmak “yoksulluk” değil, nefsin alçalması, benlikten uzaklaşma ve dünyaya gönül bağlamama hâlidir. Fahr, ilahi olandır.Tasavvufun özü budur:Benlik küçülür, Hak görünür. “Tasavvuf iki adımdır; birinci adım kendinden çık, ikinci adım Allah’a ulaş.” Hz. Ali ve yakın dostları, tasavvufun ince sırlarını Horasan bölgesine taşımış. Hz. Ali ve Horasan erenleri tasavvufu Türklerle buluşturmuştur. Türklerle tanışınca gönülden kabul gören Tasavvuf Daha sonra Hoca Ahmet Yesevî ile tasavvuf halka yayılmış ve halk dervişliği doğmuştur. Hoca Ahmet Yesevî, Türklerin mana dünyasında tasavvufu sade, samimi ve içten bir üslûpla kökleştiren en önemli isimdir. Horasan’ın Gönül Yolunu bize miras bırakan Atalarım olan Erenlere selam olsun.Hüü…İçimdeki ses Hakkı ansın,gönlümdeki ateş Nur a kansın” @deepastrolojiakademi Astrolog Derya Aksoy Bakıç
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!