2025 yılını 9 enerjisiyle kapattık. Bu; her anlamda bir tamamlanma, bir 9 yıllık döngünün kapanışı demekti. Bitmesi gereken bitti, yükler bırakıldı, perdeler kapandı. Şimdi 2026’ya 1 enerjisiyle giriyoruz. Bu da ne demek? Yepyeni bir 9 yıllık döngünün başlaması demek. 1 enerjisi; öncü olmak, başlatmak, liderlik etmek, önden yürümek ve tohum ekmek enerjisidir. Numerolojide 1 yılında başlatılan her şey, yıl döngülerinde 9 yıl boyunca büyür, gelişir ve sonunda tamamlanır. Yani 2026’da attığın adımlar, sadece bugünü değil, önündeki uzun bir süreci şekillendirir. 1 enerjisi aynı zamanda kök çakrayı temsil eder. Bu da bize şunu anlatır: Bu dünyada var olmayı seçmiş ruhlar olarak, dualite içinde köklenmemiz, yani bir şeyler inşa etmemiz gerekir. Toprağa tohum ekmeden, o ağacın meyve vermesi mümkün değildir. İşte tam da bu yüzden: 1 yılları, tohum ekmek için en verimli dönemlerdir. 2026 yılı genel itibariyle; liderlik, öncülük, başlatma ve kendi yolunu cesaretle açma enerjisini kolektif olarak aktif hale getirir. Kısaca: Ne ektiğine dikkat et. Çünkü bu tohum, önümüzdeki 9 yıl boyunca seninle büyüyecek. 1 enerjisinin kök çakrayı temsil ettiğini söylemiştik. Kök çakranın rengi ise kırmızıdır. Bu yüzden 2026 yılının genel yıl rengi kırmızı olarak okunur. Kırmızı; başlatan, harekete geçiren, kök saldıran ve “buradayım” diyen bir enerjiyi sembolize eder. Yani 2026 yalnızca yeni başlangıçlar değil, aynı zamanda başladığını kalıcı hale getirme yılıdır. 2026 yılının 1 enerjisinde, yıl boyunca özellikle “benlik” kavramı ön plana çıkacaktır. Buradaki “ben”, ego değildir. Bu “ben”; yaradılışın birlik ve teklik prensibiyle doğrudan bağlantılı olan öz-benliktir. Çünkü: Ben olmadan, ne karşımızdakini gerçekten görebiliriz ne de yaratıcının içimizdeki suretini hissedebiliriz. Bu yüzden tüm ezoterik öğretilerde ve kadim ilimlerde benlik kavramı çok önemli bir yere sahiptir. Benlik; kendini bilmek, sınırlarını tanımak, öz değerini fark etmek demektir. Benlik algısı yükselmediğinde; – sorumluluklar sağlıklı alınamaz – ilişkiler dengesizleşir – insan ne kendine ne de başkalarına olması gerektiği gibi hizmet edebilir. 2026’nın mesajı çok net: Önce ben demeyi öğren, köklen, sonra dünyaya katkı sun. Çünkü sağlam kökü olmayan hiçbir şey uzun süre ayakta kalamaz. “2026, ben demeyi hatırladığın yıl. Köklen, başlat ve ektiğin tohumu 9 yıla emanet et.” 2026 Ocak ayı ise 2 enerjisiyle geliyor. Yani 2026 yılında genel olarak benlik kavramıyla yol alırken, Ocak ayında vurgu tam olarak dualitenin kendisine yapılıyor. 1 enerjisine “ben” demiştik. 2 enerjisine ise net bir şekilde “sen” diyeceğiz. Çünkü 2; dualite evreninde yaşadığımız bu dünyada, karşımızdaki suretleri görmemizi sağlayan çok özel bir enerjidir. Ocak ayı, bize aynalar sunar. Kendimizi, ilişkilerimizi ve bağ kurma biçimimizi fark ettirir. 2 enerjisi ikinci çakra ile temsil edilir. İkinci çakra; – üretim – bolluk & bereket – yaratıcılık – yaşam enerjisi alanlarında doğru kullanıldığında bize ciddi fayda sağlar. Bu çakra, alt karın bölgesinde yer alır; üreme organlarını, böbrekleri ve boşaltım sistemiyle birlikte üreme–yaratım hattını temsil eder. Burada ilk göze çarpan ise dişil enerjinin yoğunluğudur. Dişil enerji; besleyen, büyüten, devam ettiren ve yaratımı destekleyen enerjidir. 1 enerjisi erildir; tohumu toprağa eker. 2 enerjisi dişildir; o tohumu sular, besler ve büyütür. Bu yüzden 1 ve 2; birbirini takip eden, birbirini tamamlayan ve hepimizin içinde var olan eril–dişil dengenin rakamsal karşılığıdır. Ocak ayı, başlattığımız enerjileri aynı anda beslemeye, büyütmeye ve sahiplenmeye çağıran bir ay olarak öne çıkar. 2026’da ben olmayı öğreniyoruz, Ocak’ta ise sen’i görmeyi… Ekileni büyüten, niyet değil; emektir. Ocak ayının 2 enerjisinin negatif yönlerinde ise beslemek, büyütmek ve sahiplenmenin abartılması öne çıkar. Bu abartı; dışarıdan bakıldığında bizi “fazla fedakâr” yaparken, aslında içsel olarak bencillikle suçlanacak bir noktaya sürükleyebilir. Çünkü sınır kaybolur. 2’in negatifi temelde alma–verme dengesinin bozulması ile ilgilidir. Bu enerji genellikle almayı bilememek ve aşırı verici olmak üzerinden çalışır. 2 enerjisinde kişi; – endişe frekansını aktive ettiğinde – dişil enerjisini negatifte kullandığında kendini korumayı bırakır ve sürekli veren konumuna geçer. Bu durum, kimliğimizde kırmamız gereken bir “tanrısal ego”ya işaret eder. Çünkü: almadan vermek, yüce yaradana ait bir özelliktir. İnsan tabiatı böyle çalışmaz. Biz, karşılıksız verme hâlini uzun süre sürdürdüğümüzde; dişil enerjimizi blokaja alır, sonunda kendi iç dengemizi kaybederiz. Bu yüzden Ocak ayında özellikle şuna dikkat etmek gerekir: Alma–verme dengesini bilinçli şekilde korumak. Kendimizden fazlaca verdiğimiz, ama karşılığını alamadığımız her alan; ilerleyen dönemlerde sistem tarafından sınanmaya açık hale gelir. Ve bu da: – enerji düşüklüğü – motivasyon kaybı – duygusal tükenme – bedensel hassasiyetler olarak geri dönebilir. Vermek erdemdir, ama almak dengeyidir. Denge bozulursa, enerji susar. Peki dengeyi kurmak için neler yapabiliriz? Öncelikle şunu idrak etmemiz gerekiyor: Tanrısal ego alanına girmeden, karşılıksız yapılan her işin bizde bir enerji açıklığı ve düşüklüğü oluşturabileceğini kabul etmeliyiz. Bu yüzden birilerine yardım ederken çok net bir sınır önemli: Talep edilmesini bekleyin! Talep edilmeden yapılan her yardım; karşınızdakine farkında olmadan bir borç hissi yükler ve bu da blokaj olarak size geri dönebilir. Bu yaklaşım, alma–verme dengesini doğal şekilde korumanıza yardımcı olur. Enerjisel denge için destekleyici adımlar • Dişil enerji çalışmaları Dişil enerjiyi bilinçli çalışmak, vermek–almak dengesini yeniden kurar. • Sakral çakra (2. çakra) çalışmaları Meditasyonlar, niyet çalışmaları ve beden farkındalığı bu alanda oldukça destekleyicidir. • Ocak ayının rengi: TURUNCU Turuncuyu kıyafetlerinizde, aksesuarlarınızda veya yaşam alanlarınızda kullanabilirsiniz. Turuncu; akış, yaratıcılık ve duygusal denge getirir. Doğal taş desteği (2. çakra) Dengelemek ve enerjiyi sağlıklı akıtmak için: Turuncu Kalsit → duygusal denge ve enerji akışı Kaplan Gözü → sınır koyma ve öz değer Ay Taşı → dişil enerji ve içsel denge Bu taşları takı olarak kullanabilir ya da meditasyonlarınıza dahil edebilirsiniz. Denge, kendinden vazgeçerek değil; sınır koyarak korunur. Unutmayalım; enerji her zaman ve her yerdedir. Önemli olan, onu dengeyle yönetebilmektir. Bu yüzden Ocak ayında dengeyi korumaya ve yaratım gücümüzü bilinçle artırmaya niyet edelim.
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!