Makale

RÜZGÂR HÂLİ ALINCA ZİHİN ÇOĞALIR İKİZLER BURCU – MARİFETNAME’DEN LİSAN VE İDRAK MENZİLİ

07 June 2026 8 dk okuma
RÜZGÂR HÂLİ ALINCA ZİHİN ÇOĞALIR  İKİZLER BURCU – MARİFETNAME’DEN LİSAN VE İDRAK MENZİLİ

RÜZGÂR HÂLİ ALINCA ZİHİN ÇOĞALIR İKİZLER BURCU – MARİFETNAME’DEN LİSAN VE İDRAK MENZİLİ Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetname’sini okudukça şunu daha derinden hissediyorum; Burçlar yalnızca insan karakterini anlatan işaretler değil insanın varoluş yolculuğunda geçtiği bilinç menzilleridir. Her biri ruhun başka bir tarafını uyandırır, başka bir zaafını görünür kılar, başka bir imtihanı insanın önüne bırakır. Koç burcunda içten yükselen ateşle irade doğmuş, Boğa burcunda hayatın ağırlığıyla insan kök salmayı, sabrı ve sahip olduklarının etrafında bir düzen kurmayı öğrenmişti. Şimdi ise toprağın durağan görünen yüzeyi çatlamaya başlıyor. Toprağın içinde sessizce bekleyen hayat rüzgârla temas ediyor. İçeride biriken düşünceler hareket istiyor. Zihin kurduğu düzenin içinde daha fazla kalamıyor. Çünkü insan yalnızca tutarak yaşayamaz. Anlamak, anlatmak, sormak ve çoğalmak ister. İkizler burcu tam da bu çözülmenin menzilidir. Düşüncenin ilk kez kendi yankısını duyduğu, kelimenin yalnız ses olmaktan çıkıp kader hâline gelmeye başladığı yer. Bir düşünce başka bir düşünceyi doğururken, bir söz başka bir manânın perdesini aralar. Marifetname’de İkizler burcu hava tabiatından sayılır. Hava görünmezdir, elde tutulmaz, bir yerde uzun süre kalmaz, sürekli dolaşır. İkizler zihninin doğası da böyledir. Bir düşüncenin içinde fazla beklediğinde sıkıştığını hisseder. Yeni bir fikir, yeni bir soru, yeni bir ihtimal arar. Çünkü bu menzilde insanın iç dünyasında sürekli işleyen bir hareket vardır. Düşünce yalnızca öğrenmek istemez, bağlantı kurmak, anlamları çoğaltmak ve zihnin içinde yeni yollar açmak ister. Bu yüzden İkizler burcunun merkezinde yalnız bilgi değil zihinsel hareketlilik bulunur. İnsan burada dünyayı olduğu gibi kabul etmek yerine onu parçalarına ayırır, yeniden anlamlandırır ve her şeyin ardındaki başka ihtimalleri görmeye çalışır. Bu nedenle İkizler menzili huzurlu olduğu kadar yorucudur. Çünkü sürekli çalışan bir zihnin en büyük sorunu, kendi sessizliğini unutmasıdır. Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın “lisan gönlün tercümanıdır” sözü İkizler menzilinde daha derin bir anlam kazanır. Çünkü burada kelime yalnızca konuşmak için kullanılmaz. İnsanın iç dünyasını kuran, değiştiren ve yönlendiren bir kuvvete dönüşür. İnsan her zaman düşünerek konuşmaz, konuşurken düşünür. Bazı insanlar suskunlukta derinleşir, bazıları ise kelimelerin içinde kendini bulur. İkizler burcu işte tam bu ikinci hâlin menzilidir. Zihin burada sürekli bir akış içindedir. İnsan bir cümlenin içinden başka bir cümleye, bir düşünceden başka bir düşünceye geçerken farkında olmadan kendi içinde çoğalmaya başlar. Bu hareket ona çeviklik kazandırır fakat aynı zamanda merkezini kaybetme ihtimalini de büyütür. Çünkü düşüncenin çoğaldığı yerde manâ derinleşmez. Bazen bilgi arttıkça hakikat bulanıklaşır. İnsan her şeyi öğrenmek isterken hiçbir şeyin içinde kalamaz hâle gelir. Günümüz insanının zihinsel yorgunluğu biraz da buradan doğmuyor mu? Her şeyin aynı anda konuştuğu, herkesin sürekli bir şey anlattığı, görüntülerin ve kelimelerin durmaksızın çoğaldığı bir çağda insanın kendi iç sesi giderek zayıflıyor. Uranüs’ün de İkizler menziline yaklaşmasıyla birlikte bu hareket daha da hızlandı ve hızlanmaya devam da ediyor. Dün kesin kabul edilen düşünceler bugün kolayca çözülüyor, dil dönüşüyor, iletişim biçimleri değişiyor, insan zihni aynı anda birçok yere yetişmeye çalışıyor. Fakat bu hız insanın ruhunda aynı karşılığı bulmuyor. Düşünce çoğalıyor idrak derinleşmekte zorlanıyor. İkizler burcunun gölgesi tam da burada beliriyor. Sürekli hareket eden zihin bir süre sonra derinleşmekten kaçabiliyor. İnsan her şeyi bilmek isterken hiçbir şeyi gerçekten hissedememeye başlıyor. Böylece bağ kurmak zorlaşıyor. Bir fikirden diğerine geçerken hangi düşüncenin gerçekten kendisine ait olduğunu unutabiliyor. Kelimeler çoğaldıkça insanın kendi hakikatiyle arasına görünmez bir mesafe giriyor. Çünkü bazen konuşmak insanın kendinden uzaklaşma biçimine dönüşebiliyor. İkizler’in parçalanmış tarafı da burada ortaya çıkıyor. Aynı anda birçok ihtimali düşünebilmek büyük bir yetenek olduğu kadar büyük bir dağınıklık doğuruyor. İnsan sürekli değişen düşünceler arasında kalırken bir merkeze ait olmanın huzurunu kaybediyor. İkizler’in aşkı da bu zihinsel hareketin izlerini taşıyor elbette. Bu menzilde önce akla dokunan duygu, bir insanın dünyayı kavrayış biçimine, cümlelerinin ritmine, zihnindeki canlılığa bağlanır. Onun sevgisi yalnız duygusal değil düşünsel bir yakınlık arar. Birlikte konuşabildiği, birlikte düşünebildiği yerde canlı kalır. Sevgi burada bir bakıştan çok bazen bir cümlede saklıdır. Durağanlık, tekrar ve tekdüzelikle beslenemeyen kalp yavaş yavaş uzaklaştırır. Bu yüzden İkizler aşkı heyecanlıdır, hareketlidir, canlıdır ama aynı hızla yön değiştirme ihtimalini de içinde taşır. Zihnin sürekli yeni bir kapı araması, kalbin aynı yerde uzun süre kalmasını zorlaştırır. İnsan burada yakınlık kurarken derin bağların ağırlığını taşımakta zorlanır. Çünkü düşüncenin hızıyla kalbin ritmi her zaman aynı değildir. Marifetname’nin işaret ettiği hikmet ise bütün bu hareketin içinde saklıdır. İbrahim Hakkı için akıl kıymetlidir ama insanı hakikate yaklaştırabilmesi için merkezini kaybetmemesi gerekir. Çünkü zihin rüzgâr gibidir. Yön verilmezse savurur, savrulur ama manâ ile birleşirse hakikati taşır. İkizler menzilinin gerçek öğretisi de tam burada ortaya çıkar. Her şeyi bilmek mümkün değildir ama insan hangi bilgiyi kalbine indireceğini öğrenebilir. Çünkü hakikat çoğu zaman en çok konuşulan yerde değil insanın kendi içinde sustuğu yerde belirir. İnsan; Diline neyi düşürürse Vakti gelince ona dönüşür. Tekrar edilen her söz Ruhun duvarına vurulan gizli bir mühürdür. İnsanın içine bırakılmış her kelime Sır değildir yalnız, Kaderin tohumudur. Büyür… Kök salar… Ve bir gün sahibini kendi gölgesine götürür. Çünkü manâ, Gürültünün içinde değil, İnsanın kendi içine çöken o derin sessizlikte duyulur. #sevgiyle #aşkla #idrakile #masiva Rukiye Ahsen Oğuz, Ezoterik Astrolog

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!