Makale

YANIMDA MISIN YOKSA KAF DAĞININ ARDINDA MI?

07 June 2026 11 dk okuma
YANIMDA MISIN YOKSA KAF DAĞININ ARDINDA MI?
YANIMDA MISIN YOKSA KAF DAĞININ ARDINDA MI? Bir ağaca yaslanır gibi sana yaslanmak istiyorum. Biliyorum ki o ağaç hiçbir yere gitmez, kökleri sımsıkı toprağa tutunurken ne kadar istersem o kadar ona ağırlığımı verebilirim. Onun köklerinden güç alıp gökyüzüne uzandığı gibi sen de bana köklerinle, gövdenle güç verebilecek misin? Yağmur, kar, rüzgâr, fırtına demeden sağlamlığın bendeki diğer adı olabilecek misin? ✨ Kimisi bir babaya hasret kimisi de bir evlada hasret… İkisi de birbirini bulamamış. Arayanlar birbirlerini bulabilseler, o hasret kaldıkları kucaklara kavuşabilseler… Ellerinde olanların kıymetini bilmedikleri bu dünyada bir çocuğun babasızlığını hangi kelime anlatır? Mahrumiyeti onlardan daha iyi anlayan olur mu? ✨ Bir kadını sevmek, sevebilmek sadece o kadını sevmek midir? Onunla birlikte çıktığın yolda birlikte dünyaya getirdiklerini de sevebilecek misin? Onunla gerçek bir bağ kurup, birlikte el ele yürüyebilecek ve bayrağı teslim edeceklerine yol açabilecek, örnek olabilecek misin? Bir kuşun yavrularına uçmayı öğretmesi gibi sabırla öğretip kanatlarına güvenmesini sağlayacak mısın? Ona güvendiğini gösterirken senden cesaret alması için sırtına hafifçe vurup nasıl güzel uçtuğuna şahitlik edebilecek misin? Yuvasını huzurla ve sevgiyle donatıp, sonrasında da onu besleyecek misin? Yoksa onları kendi haline bırakıp ne kök ne gövde ne de kanat olmayı seçip kendi kendine büyümesini mi izleyeceksin ya da hiç izlemeyip kendi hayatını mı yaşayacaksın? Sana verilmeyenlerin acısını masumlardan çıkarıp kendi yetersizliğini sorgulamadan neden sevilemediğinin, neden yanında olunamadığının sorularıyla onu yalnız mı bırakacaksın? Senin açtığın boşluğu hiçbir şey dolduramaz… Tıpkı sende açtıkları boşluğu kimsenin dolduramayacağı gibi…Yaşadıklarını yaşatmak zorunda değilsin, sana kadar olan döngüyü inan kırabilirsin. Ya da kırabilmek için ne yapılması gerekiyorsa yapmaya gönüllü, istekli olabilirsin. Yapamasan bile üzmezsin o yavruyu. Yapmaya gönüllü olman bile ona iyi gelir. Sevilemiyor, yanında olunmuyor acısını ona yaşatmaktansa çabaladığını görmesi, yeterince yapamasan bile onu yoklukta bırakmaktan daha iyidir. Ölmedin ki… Yaşarken yokluğunu neden yaşatasın ki… Onu kanatsız, kolsuz bırakmanın bu topluma nasıl bir yararı olabilir? Varlığından mahrum etmenin acısını hayat senden de çıkarır. O yavru senden öğrendi, seni kendi varlığından mahrum edecek zamanı geldiğinde… Seni özleyerek ve ağlayarak geçirdiği gecelerin hesabını veremezsin inan… ✨ Sevgiyi, saygıyı, sorumluluğu, vicdanlı olmayı, şiddetsizliği senden öğrenecek. Sevildiğini hissettirdiğin zaman kendisini sevme gücünü kendinde bulacak. Kendisi olmanın güzelliğine uyanacak. Her yapabilirsin sözün ve bakışın tekrar ayağa kalkmasını sağlayacak. Yokluklarla gözünü korkutmazsan ve sana ihtiyacı olduğunda varlığını sunarsan kendi değerini, kendi sevilebilirliğini, kendi yeterliliğini sorgulamayacak. Senden aldığı güçle “yapabilirim, sevilmeye layığım, yeterliyim, sevilmek ve yanımda olunması için tüm özelliklerimi kucaklamam yeter” diyecektir. Kendi ayakları üzerinde durma sorumluluğunu da alması için bir süre yanında olman, tüm kalbinle emek vermen gerekiyor. Yaşadığı yuvayı yuva yapabilmek için sevgiyi, sorumluluğu, desteği, anlayışı, birlikte ilerleme sözlerini yerine getirebildin mi? Annesini o yavruyu taşırken sevgiyle, saygıyla, güvenle sarıp sarmalayabildin mi? Ya dünyaya getirdikten sonra o anne bedenini, ruhunu, duygularını toplayabilsin diye üzerine düşen sorumlulukları yerine getirebildin mi? En önemlisi anneliğin getirdiği, kaygıyı, endişeyi sevdiğinle birlikte taşıyabildin mi bir baba olarak? Anneliğin ve babalığın kutsallığında birlikte ilerleyebildiniz mi? Yuvayı gerçek bir yuva yapabildiniz mi? O yuva sevgi, saygı, uyum, anlayış, sorumluluk, adalet, dürüstlük, çalışkanlık üzerine mi kurulu? Toplumun o en küçük parçasında o güzel yavrular sizinle birlikte rahat nefes alıyor, mutlu yaşıyor, kendi ihtiyaçlarına, kendi yeteneklerine göre bir yaşamı inşa edebiliyor mu? ✨ Belki senin de hayattan alamadıkların çoktur, senin de ebeveynlerin sana ihtiyacın olanları verememiştir. Sevgiyi, ilgiyi, anlayışı alacağını, alman gerektiğini düşünürken, ebeveynlerin belki senin ihtiyacın olduğu gibi seni sevip saramamış, adaletin terazisini bozup, senin de içinde yaralar açmış olabilirler. Ve sen yeni kurduğun aileyi sarıp sarmalamak yerine, içinden çıktığın ailenin peşinde koşmuş, seni görmeyenlere kendini türlü fedakarlıklarla göstermeye çalışıp, bütün yaralarını kendi kurduğun yuvada bambaşka bir şekilde iyileştirebilecekken, sen de çok fazla yara açarak içini bu şekilde soğutmaya çalışmış olabilirsin. Yanlarında olsan da bedenin oradayken ruhun, kalbin bambaşka yerlerde yokluğun en derinini yaşatmış olabilirsin bir türlü yuva olamayan o evde… Yetersizlikleri, iş bilmezlikleri sürekli yüzlerine vurup, maddi, manevi kontrolcülüğü bir türlü elden bırakmayarak yokluğun bin bir tonunu yaşatmış olabilirsin. Ya da varlığa boğarak esirgediğin sevginin acısını verdiğin her şeyle kat kat çıkararak bir damla suya muhtaç bırakır gibi kurutmuş da olabilirsin yemyeşil olabilecek verimli toprakları. Yani Tanrı hediyesi bir çocukken senin kıymetini bilmeyenler gibi sen de Tanrı’nın sana hediyesi olan çocukları ve yuvayı elinin tersiyle itmiş olabilirsin. Bir kadını desteksiz bırakmış, kendi çaresini kendisine buldurtmuş, sorumluluğunu almadığın her şeyi onun taşımasını seyrederek kendi hayatına bakmışsındır. Susmuşsundur, görmemişsindir, görmezden gelmişsindir, sevmediğin halde severmiş gibi yapıp hem kendini hem de onları kandırmışsındır. Babalık sadece çok çalışarak eve ekmek getirmek değildir. Sorumluluğunu bilerek çalışırken, sorumluluk dolu bir yaşamı sürdürürken o ekmeği huzurla, adaletle, sevgiyle, emekle de paylaşabilmek demektir. Bazen hayat arkadaşına omuz vererek birlikte yarattığınız dünyaya birlikte gülümseyebilmek, o dünyayı birlikte kucaklayabilmektedir. Tek değer ölçüsü olarak maddeyi değil, değerlerin en güzeli manâyı hayata sunabilmektir. Senden sonra yaşayacaklar için bir çınar olabilmek, sen gitsen bile varlığının gölgesi ile sevgiyle anılmaktır. Ölünce zaten terk edeceğini, terk etmek zorunda kalacağını bilerek, yaşarken her zaman yanlarında olduğunu hissettirebilmektir. Sevgine, varlığına güvenerek yaşamalarının konforunu sunabilmektir, sağlayabilmektir. ✨ Mal ve mülke boğup, sevgisiz bırakmakla, sevgimi veriyorum deyip hiçbir maddi ihtiyacı karşılamamak iki zıt uçtur aslında. İkisini de yaşayan en az evsiz, yuvasız bir insan kadar açtır. Ve böyle bir açlığı hayatta hiçbir şey doyuramaz. Gün gelir bir bakmışsın bir hayatta bıraktığın boşluk kim bilir nelerle doldurulmaya çalışılacak? O güveni eksik kalan, bambaşka cümleler kuracak kendisine. Bir dedektif gibi anıların izini, sözlerin, davranışlarla uyumunu anlamaya çalışacak. Ve kalbi ona gerçeği haykırdıkça daha çok incinecek. Sen aslında yaralı bir insan yaratmış olacaksın, halbuki baban gibi davranmayacağına söz vermiştin o seni karanlıklarda bıraktığında… Eğer şanslıysan sevgi yüzüne güler. Ondan alamadığın her şeyi çevrendeki sevgilerden toplamaya çalışırsın. Ama o babasızlığın acısı o kadar büyüktür ki Tanrı’dan sana bir baba göndermesini dilersin. Gerçek bir baba… Büyümüşsündür, ama dileğin o minicik çocuk kalbinin dileğidir. Belki annenin de hakkıyla sevilmesini dilersin. Hem bir baban olacak hem de annen sevgiyi bulacak, bir taşla iki kuş. Eğer şanslıysan duaların kabul olur hayat tam da istediğin gibi bir babayı karşına çıkarır. Herkesten toplayarak tamamladığın her şeyin aslında ne kadar beyhude olduğunu anlarsın. O babalığın gereğini gerçek bir baba verebilir. Senin dünyana gelmen için sana DNA’larını veren biyolojik olarak seni hayata kazandıran değildir; ama sana gönlünde yer vererek sana gerçek bir yuvayı sana kazandırandır. O güveni onu ilk gördüğün an anlarsın. Geriye bunu doyasıya yaşamak kalır. Bilirsin onun hayatında yanlışa yer yoktur. Seni bırakmayacak, seninle yürüyecek, ihtiyacın olduğunda ben buradayım diyecek, düştüğünde el uzatacak, manâyla seni sardığı gibi, maddeyi de gerektiği kadar, gerektiği şekilde paylaşarak, seni şımartmadan, iyi bir örnek olarak sana yol gösterecek, saygı, sevgi, sorumluluk, sadelik, çalışkanlık, doğallık ve içtenlik dolu bir dünyanın kapılarını açacaktır. ✨✨ Arkasında koskoca ve heybetli bir dağ olmanın yanında senden sonra bayrağı taşırken sen onunla gurur duyabilecek misin? Senden aldığı ilhamla, göklerden onu seyrederken, o da senin soyadını taşırken, babamın bana bıraktığı manevi mirasla gurur duyuyorum diyebilecek mi? Senin ismin, senin hayata bıraktığın iz, sevgiyle ve saygıyla onun önündeki kapıları açıp, engelleri kaldırırken inan bana senin de mirasını baş tacı edecek. Çünkü sen baba olmayı sadece dünyada olduğun sürece sorumluluğun değil, göklere kavuştuğun zaman da onun yanında olma sorumluluğunu taşıyarak babalık mertebesine ulaşıyor olacaksın. ✨ Babalık, soyadını verip bununla yetinmek değildir. Doğmadan çok önce bırakıp terk etmek değildir mesela babalık. Yanındaymış gibi durup da hiç yanında olmamak, o varlığı hiçbir şekilde ya da biraz biraz kabul etmek de değildir babalık… Kendi hayatına bakıp başka hayatlar ne olmuş ne oluyor umurunda olmamak hiç değildir. Yuvanın içindeki her bir cana tek tek sorumluluk beslemek, yediklerinden, içtiklerinden, hastalıklarından, sağlıklarından, gelirlerinden ve giderlerinden kendini sorumlu hissetmektir. Günü geldiğinde kanatlarını açıp yuvadan uçarken tüm yeterliliklere sahip mi bunu bilmek, bunu öğretebilmiş olmak ve ihtiyaç duyduğunda kanatlarınla rüzgarını kollayabilmektir. Bazen ineceği yeri, duracağı yeri ya da geri çekileceği yeri gösterebilmektir. Hem kanat olmak hem de koskoca bir gövdenin dallarına konup rahat bir nefes almasına olanak sağlamaktır. Sen ona kök, ağaç, dal ve belki yaprak olamadığında o bir şey kaybetmeyecek. Ama sen o tatlı dokunuşlardan, o tatlı cıvıltılardan, o tatlı ses ve onun şarkılarından mahrum kalacaksın. Onu mahrum bıraktığın senin mahrumiyetin olacak lütfen vakit geç olmadan anla bunu. Bu hayat ki sorumluluklarına sahip çıktıkça, güven verdikçe, güvenilir, sapasağlam bir liman oldukça, sevgiyi paylaştıkça çok güzelleşen bir hayat. Güvenle, sorumlulukla sapasağlam hale getirdiğin bir hayat tüm hayatların birbirine dokunarak daha da sağlamlaşacağı sonsuz bir hayat. Ardında öyle güzel bir isim bırakırsın ki… Yavruna bakan bile sana dualar etmeye devam eder… O zaman hem yeryüzünün bütün kapılarını açarken göklerin de tüm kapıları ardına kadar açılır… Ve kollarınla göklerden de sarar sarmalarsın… Güvenin ve sorumluluğun en güzel temsilcisini senden sonraya bırakabilmiş olmanın haklı gururunu göklerden izler, göklerden gözyaşlarını yağmur olup, ışık olup yağdırırsın. Sonsuz hayata sevgilerini sunarsın. TUBA İNANÇ RE-SHAPED DNA HEALER

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!