Makale

Eris Ve Elması

01 December 2025 11 dk okuma
Eris Ve Elması

ERIS VE ALTIN ELMASI Kadim okült öğretilerde şöyle bir söz geçer: Gerçek kargaşa, insanın sakladığı arzunun açığa çıktığı anda başlar. Bu kargaşayı tetikleyen güç kader değildir; onu harekete geçiren görünmeyen bir bilinç vardır. İşte Eris bu bilincin adıdır. Mitolojide bir tanrıça olarak anlatılsa da, okült dilde o, düzenin altındaki çatlağı görünür kılan bir aynadır. İnsan neyi bastırıyorsa, Eris tam oraya dokunur. Onun hikâyesi Peleus ile Thetis’in düğününde başlar. Bu düğün, tanrıların nitelikleriyle onurlandırdığı, ilahi düzenin simgesiydi. Sofranın etrafında erdemler, statüler ve kozmik görevler bir araya gelmişti. Fakat bir tanrıça özellikle davet edilmemişti: Kaosun, çatlağın ve çıplak hakikatin temsilcisi Eris. Onu dışarıda tutmak, karmaşayı dışarıda tutmak gibi yorumlandı. Oysa dışlanan her güç, en derindeki gerçeği ortaya çıkarmak için geri döner. Eris sessizce törenin ortasına bir altın elma bıraktı. Elmanın üzerinde yalnızca iki kelime yazıyordu: En güzele. Bu iki kelime tanrıçaların en derin arzularını harekete geçirdi. Hera gücünü, Athena zafer ve aklın kudretini, Afrodit ise güzellik ve çekiciliğini ortaya koyarak elmaya talip oldu. Zeus, Hermes’ten bu karar için adil bir yargıç bulmasını istediğinde, bir seçim varlığı olan insanın hükmünün tanrılardan daha tarafsız olacağını vurgulamıştı. Tanrıçalar güçlerini Paris’e sunduklarında ise onun Afrodit’i seçmesi, yalnızca bir güzellik tercihi değil; Truva Savaşı’nın ve kolektif kaderin yönünü değiştirecek büyük bir hakikatin kıvılcımıydı. Çünkü o savaş bir elmanın değil, saklanmış arzuların, bastırılmış ihtirasların ve insanın içindeki gölgelerin sonucuydu. Bu yüzden tanrılar, insanın bir seçimi yaparken bile kendi kaderinin mimarı olduğunu tüm dünyaya göstermiş oldu. O yüzden bazen tanrının seçimi bile insanın kendisinin senin elindedir… Astrolojide Eris’in anlamı tam da buradan doğar. Eris çatışmayı yaratmak için değil, saklı olana ışık tutmak için ortaya çıkar. Kişi içsel gücünü bastırdığında, sınırlarını unuttuğunda, uzun süre sustuğunda veya haksızlık karşısında kendini yok saydığında Eris devreye girer. Onun enerjisi bir devrim başlatmaz; önce devrimin neden zorunlu hâle geldiğini fark ettirir. Bu yüzden Eris’in etkisi ilk anda bir karışıklık gibi görünür. Oysa karışıklık, çürümüş düzenin çatlamasıdır. Eris’in haritadaki gerçek etkisi ise ancak bazı gizli noktalar harekete geçtiğinde görünür hâle gelir; tıpkı bir çatlağın içinden yayılan titreşimin birden yarığa dönüşmesi gibi. Eris haritada bazen yalnızca gölgede titreşen bir bilinçtir; fakat belirli noktalarla temas ettiğinde bu titreşim birden yarılmaya dönüşür. Bu yarılma, kişinin kendinden sakındığı hakikatin artık görünür hâle gelmesidir. En güçlü tetikleyiciler arasında Lilith, Kiron, Vertex, Antivertex, Ay Düğümleri, GAD–KAD aksı, Part of Spirit, Part of Nemesis ve Hyleg bulunur. Bu noktalarla kurulan her temas, Eris’in “altın elma” metaforunu haritanın içinde görünür kılar; yani insanın kendi içinden sakladığı arzuyu, korkuyu, yarayı veya rekabeti keskinleştirir. Lilith ile teması bastırılmış cinselliği, utancı, değersizlik hissini ve gölge kadın arketipini su yüzüne çıkarır. Kiron ile birleştiğinde eski yaralar tetiklenir; fakat bu tetikleniş, acıyı büyütmek için değil, o yaranın içindeki gücü açığa çıkarmak içindir. Vertex temasları dışsal bir tetikleyiciyi devreye sokar; bu genellikle kaderî bir kişi veya olay olarak karşımıza çıkar. Ay düğümleriyle teması ise karmanın düğümünü görünür kılar; GAD’da geçmiş döngüler açılır, KAD’da geleceğe geçmek için aşılması gereken eşik belirginleşir. Part of Nemesis ile birleştiğinde kişi kendi kendinin sabotajcısını fark eder. Hyleg ile açılandığında ise mesele karakter değil, yaşam gücü ve varoluş yönü olur; kişi kendi yolunu yeniden tanımlar. Teknik olarak Eris–Plüton teması kaderî dönüşümü, güç savaşlarını ve gölge yüzleşmelerini getirir. Mars ile açı, agresyonun yön bulması ve bastırılmış öfkenin kristalleşmesi demektir. Satürn ile sert temas, uzun süre tutulan kırgınlıkların duvara çarpmasıdır. Güneş ile açı kimlik krizlerini; Ay ile açı duygusal bölünme ve bilinçaltı taşmalarını tetikler. Venüs ile temas ilişkilerdeki maskeleri indirir, görünmez rekabeti görünür kılar. Eris’in tüm bu temaslarla yarattığı şey kaos değil, ayrışmadır. Eski benlik ile yeni benlik, saklanan gerçek ile kabul edilmesi gereken hakikat, düzeni koruma arzusu ile dönüşme zorunluluğu aynı noktada çarpışır. İşte polarizasyon tam burada doğar: iki hakikatin arasında kalmak. Bu çarpışma “kriz” gibi görünse de, aslında ruhun kendini yeniden düzenleme sürecidir. Çünkü Eris hiçbir zaman yıkım için gelmez; yıkılmak üzere olanı göstermek için gelir. Ve onun temas ettiği yerde soru hep aynıdır: Buradaki çatlağı artık görmeye hazır mısın? Doğum haritasında Eris, kişinin içinde bastırdığı gücün nerede saklandığını gösterir. Burç konumu bu gücün hangi nitelikle ifade edildiğini, ev konumu ise bu enerjinin hayatın hangi alanında görünür olacağını anlatır. Koç burcundaki uzun yolculuğu nedeniyle şu an yaşayan nesillerin çoğunda Eris; mücadele, hak arayışı, kendini ortaya koyma ve artık yeter duygusuyla çalışır. Birinci evde Eris kimliğin güçlü bir yüzleşmeyle şekillenmesini; yedinci evde ilişkilerin maskelerden arınmasını; onuncu evde kariyer alanında görünmeyen güç dinamiklerinin açığa çıkmasını işaret eder. Sekizinci evde yer aldığında ise Eris, gücün, cinselliğin ve dönüşümün en derin tabakalarını açığa çıkarır ve kişi kendisiyle radikal bir yüzleşmeye zorlanır. Açılar da Eris’in nasıl çalışacağını belirginleştirir. Güneş ile sert açılar kimliğin hakikat ihtiyacını artırır; Ay ile olan temas bastırılmış duyguların yüzeye çıkmasına neden olur. Venüs ile olan açıları ilişkilerde görünmeyen rekabeti görünür kılar. Mars ile temasları içsel öfkeye yön verir. Plüton ile birleşimi ise kaderin yoğun kapılarından birini aralar ve gölgedeki tüm gerçekleri su yüzüne çıkarır. Eris kolektif düzeyde; bastırılmış seslerin duyulmasını, adalet ihtiyacının yükselmesini ve toplumun kendi karanlığıyla yüzleşmesini temsil eder. Bireysel düzeyde ise kişinin kendine en çok yalan söylediği noktanın kapısını açar. Çünkü Eris’in dokunduğu yerde soru hep aynıdır: Gerçekten ne istiyorsun? Ve daha önemlisi: Neden gizliyorsun? Hayatta bazen insanın hayatının tam ortasına bir altın elma bırakılır. Bu elma bir olay, bir söz, bir yüzleşme, bir karar ya da beklenmeyen bir kırılma olabilir. Ve o altın elmayı içimizde hangi arketip istiyorsa, hem gücümüz hem zaafımız tam oradadır. Çünkü insan, sahip çıkmadığı gücün etrafında sürekli sınanır. Eris’in enerjisi dönüşümün başlaması için önce gerçeği duyurur. Kaosu bir ceza olarak değil, bir uyanış çağrısı olarak kullanır. Benim hayatımın ortasına bırakılan elmanın üzerinde şöyle yazıyordu: Orada her şey yolunda mı? Bu soru, sakladığım kaçışları, ertelediğim yüzleşmeleri ve uzun süre görmezden geldiğim gücü gün yüzüne çıkardı. Bana altın elmayı uzatan Eris, GAD’ımdan gelen bir sınavdı; belki bir karmanın yüzleşmesi için, belki de uzun süre kör kaldığım noktaları nihayet görebilmem için bu deneyimi önüme koydu. Zordu, evet… fakat yine de yolumdaki rolü için teşekkür etmeyi gerektiren bir karşılaşmaydı. Çünkü biz astrologlar biliriz ki, gerek danışanlarımızın gerekse birbirimizin haritalarında gördüğümüz her zorluk aslında bir tamamlanma çağrısıdır. O alana ışık tutanların rolünü kabul ettiğimizde ruhsal olarak olgunlaşır; sınavın ardındaki anlamı fark ettiğimizde ise gerçekten bütünleniriz. Ben şu an bu satırları Akrep yeniayının üzerimde bıraktığı etkilerle ve açığa çıkardığı farkındalıklarla yazıyorum. Bir sonraki karşılaşmamız çok daha içten, çok daha derin ve bambaşka olacak; çünkü Altın Elma’nın üzerindeki “Her Şey Yolunda mı?” cümlesinin Vesta arketipindeki yansımasını bir sonraki yazımda sizlerle detaylıca paylaşacağım. Şimdilik hoşça kalın. Deniz Sadiye KONCELİ

Yorumlar (4)

V
vasfiye ilham ilçelik 06.12.2025 05:05

Yazım diliniz çok farklı. Kaleminize sağlık.

S
Semra Genc 04.12.2025 01:24

Mitolojik konulari cok severim, emegine saglik Deniz'cigim

D
Deniz Sadiye KONCELİ 02.12.2025 17:17

Kıymetli yorumunuzla kattığınız değer için teşekkür ederim.

C
Cemre Cemal 02.12.2025 17:02

harika bir anlatım olmuş .Kalemimize sağlık