Hakikatin Dil Kapısı Açılıyor
Uranüs İkizler Transitinin Yeni Çağı
Uranüs, 15 Mayıs 2018’den 7 Temmuz 2025’e kadar Boğa burcunda kök salmıştı. Boğa; toprağın, bedenin, sahip olduklarımızın ve değerlerimizin burcudur. Uranüs oraya girdiği anda insanlığın en derin konfor alanına bir yıldırım düştü. Toprak titredi, düzenler çatladı. Paranın, güvenliğin, üretimin ve doğanın dili değişti. Bizlere “Gerçek değer nedir?” diye sordu ve hepimizi bu sorunun izini sürmeye çağırdı.
Bu dönem, insanlığın maddeyle kurduğu ilişkiyi dönüştüren bir inisiyasyondu. Teknoloji toprağa, dijital dünya bedene karıştı. Güvendiğimiz sistemler bir bir sarsılırken Uranüs aslında bize değerin özünü yeniden öğretmek istedi: Altının, mülkün, statünün değil; doğanın nefesinin, emeğin, sevginin değerini… Toprağın bağrında gerçekleşen bir devrimdi bu. Dünyanın finansal ve ekolojik dengeleri altüst olurken kalplerimizde de “sahip olmak” ile “var olmak” arasındaki fark büyüdü.
İnsanlık, Boğa’nın sabitliğinde “esnekliği” öğrenmek zorunda kaldı. Birçok kişi hayatının temellerinin sallandığını hissetti; o sarsıntılar aslında yeni bir bilincin doğum sancılarıydı. Uranüs Boğa’da bize,
“Ne kadar tutunursak o kadar kaybediyoruz; ne kadar teslim olursak o kadar özgürleşiyoruz,” gerçeğini gösterdi.
Ve şimdi Uranüs, toprağın içinden çıkarak rüzgârın diline geçiyor: Boğa’dan İkizler’e. Madde çözülüyor, bilgi akıyor. Toprakta öğrendiğimiz sabrı şimdi zihinle terbiye etme zamanı. Köklerden kanatlara, sessizlikten söze bir geçiş başlıyor.
Uranüs İkizler’e Geçerken: Hakikatin Hatırlanışı
Uranüs, devrimlerin ve uyanışların habercisi olarak İkizler burcuna geçtiğinde kolektif bir hatırlama başlatır. Bu geçiş; zihnin zincirlerini kırmak, düşünce kalıplarını yıkmak ve hakikatin sesini duyurmak üzere gelen bir titreşimdir. Bu titreşim bizlere zamanın ötesinden bir ismi fısıldar: Muhammed.
O, “Oku!” emriyle başlayan bir çağrının elçisiydi. İkizler’in dili Uranüs’ün yıldırımıyla buluştuğunda yalnızca kelimeler değil, kelimelerin ardındaki sırlar işitilir. Çünkü onun kalbi duyduğunu idrak eden bir yükseliş kapısıydı. O kapı şimdi yeniden aralanıyor. Bilgi artık sadece kavram değil; bir hâle dönüşüyor. Bu hâl, Hayat Ağacı’nın merkezinde yer alan Kabalistik öğretide “Güzellik, Merhamet ve İlahi Denge” olarak kalbin tahtına oturuyor.
Dil, Söz ve Hakikatin Mekânı
Uranüs’ün İkizler’e gelişi, ilahi bilginin devrimsel doğuşunu simgeler. Bu, yalnızca konuşmayı değil; hakikati dillendirmeyi, kelamın ardındaki gerçeği açığa çıkarmayı gerektirir.
Hz. Muhammed, insanlığa dilin sadece bir iletişim aracı değil, bir tezahür mekânı olduğunu öğretti.
Söz onunla bir hâle dönüştü; bir yük, bir ışık, bir yolculuk taşıdı. Ve Uranüs İkizler’deyken bize hatırlatılan şey yalnızca bilgi değildir; bilgiyi hakikate dönüştüren kalbin tekâmülüdür. Çünkü akıl tek başına yeterli değildir; akıl kalp ile mühürlendiğinde tamamlanır.
Tıpkı Hira’da duyulan o ilk “İkra!” gibi…
Söz gelir,
Ama kulak duyar mı?
Duyan, idrak eder mi?
İdrak eden, anlamı yüklenir mi?
Uranüs İkizler: Işığı Taşıyan Ses
Uranüs İkizler’de işte bu sorulara cevaptır.
O, her sesi değil; içinde ışık taşıyan sesi uyandırır.
O ses ki kalpten kalbe yol alır.
O ses ki zamansız bir vahyin yankısıdır.
Anlayış ile bilgelik arasında kurulan görünmez bir köprüdür.
Uranüs bu köprünün bekçisi olarak, duyduğunu sanan kulaklara gerçek işitmeyi, konuştuğunu sanan dudaklara hakikati söylemeyi öğretecek.
Yeni Çağın Sınavı: Söz ve Hâl Bütünlüğü
İnanç, artık yalnızca “inanmak” olmaktan çıkıp “anlamaya” evrilecek.
Anlam, yalnızca bilgi değil, hissedişle birleşerek bütünlenecek.
Uranüs, İkizler’in bilgisini yıldırım gibi yeryüzüne indirirken bizden cesaret isteyecek:
Kalbimizi açmak, sözümüzü saflaştırmak, inancımızı sadece söylemekle değil yaşamakla ilan etmek.
Tıpkı Muhammed gibi…
Çünkü Muhammedî hakikat bir dil değil, bir hâldir.
O, sözü taşımadı; sözün kendisi oldu.
Yalnızca inanmadı; inancı bir yolculuğa dönüştürdü.
Ve şimdi Uranüs, sözün ağacında yeniden şimşekler çakarak bu yolculuğu insanlığa tekrar sunuyor.
Zamanın Döngüsünde Yolcu Olmak
Söylediğini hâle dönüştürenleri güzelliklere götürecek olan süreç, söyledikleriyle hâli örtüşmeyenleri sıfırdan döngüye geri çekecek. Zamansız bir düzlemde, zamanı kuran canlardan ibaretiz. Tekâmül sınavımızda bizlere hizmet edenlere saygı gösterip yolumuza devam etmeliyiz. Çünkü geçmişin yükleriyle yol alınmaz.
Ve unutma:
Yolculuk biter,
Ama yol bitmez.
#sevgiyle #aşkla
#masiva
Rukiye Ahsen OĞUZ
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!