Makale

ÇOCUKLAR VE NEŞE: GELECEĞİ BÜYÜTMEK

02 September 2026 8 dk okuma
ÇOCUKLAR VE NEŞE: GELECEĞİ BÜYÜTMEK
Çocuk neşeni ne çok özledin değil mi? Çocukken neşelenmek de gülmek ne kolaydı…Ne çok şeyden mutlu olurdun. Bazen bir kuşun sesini duyunca çığlıklar atar, kedinin bıyıklarını komik bulur, köpeğin kuyruk sallaması ile kahkahalarını bırakırdın. Senin sevgine karşılık vermeyip kendi yollarına giderlerse de peşlerinden koşup sevmeye çalışırdın. O sevgi senden tüm dünyaya yayılırdı. ✨✨ Büyük büyük laflar ediliyor biz çocuklar için… Halbuki sevmek ve sizlere sevgiyi, minicik elleri, minicik bir bedeni bir zamanlar sizlerin de minicik olduğunuzu hatırlatmak için geldik dünyaya… Sevgiyle büyür sevgiyle serpiliriz. Bizi beslediğinizi sandığınız zaman bile asıl besinimiz sevgidir, şefkattir. Sizlerden aldığımız bu en temel iki gıda bize geldiğimiz yerleri hatırlatır. Sizlere de masumiyeti ve ne kadar masum olarak dünyaya geldiğinizi hatırlatmak isteriz. ✨✨ Doğmadan önce anne karnında ve yüreğinde büyürken sesleri ayırt etmeyi öğrendim. Babamın sesi bana en çok güven verendi. Birbirlerini anlayıp, sevip, birbirlerine sarıldıkları zaman annemin kalbinden yayılan sıcaklık beni de ısıtırdı. Onlara kavuşacağım anı iple çekerdim. İçerideki hayatım tamamlandığında müthiş bir sancıyla kendimi dışarı bıraktım. Dar ve meşakkatli yollardan geldim. Nefes alabilmem için bir şaplak yesem de annemin gözyaşları ve onun göğsüne bırakılışım ömre bedeldi. Hem o göğüste huzur buldum hem de uyudum. İlk zamanlar onun sütüyle beslenmem de hiç boşuna değildi. Beni besleyen sütüydü evet; ama en çok besleyen sıcaklığı, kalp atışları, sevgisiydi. ✨✨ Minicik bir bebeğim. Minicik ellerim, minicik ayaklarım var. Minicik bir bedenim var. Bilge bir ruhum, bilgeliği dışarı yansıtan kocaman gözlerim var. Büyümem için sizin yardımınıza ihtiyacım var. Konuşamadığım için ihtiyaçlarımı ağlayarak anlatıyorum. Dünyaya henüz alışmaya çalıştığım için geceyi ve gündüzü birbirine karıştırıyorum. Gündüzleri uyuyup geceleyin sizleri uykusuz bırakıyorum. Hele bir de annemin sütü ya da yedikleri aracılığıyla ya da üşümüşsem sancılarım oluyor ki o zaman da ortalığı ayağa kaldırıyorum. Sıcacık kolların beni sevgiyle ve merhametle sarması iyi geliyor. Annemden ya da babamdan sakinliği, huzuru alabiliyorsam hemen rahatlıyorum. Bazen sırtımın pışpışlanmasına, bazen ayaklarımın ya da karnımın hafif hafif ovuşturulmasına ihtiyacım oluyor. Annemin yedikleri ve içtikleri ile mutluluğu da stresi de bana geçiyor. Hayatı güvenli bir yer olarak görebilmem için yanımda olmanıza ihtiyacım var. Beni ağlatmadığınız ya da yanıma gülümseyerek yaklaşıp beni usulca kucağınıza aldığınızda bana geldiğim ve hep kendimi sıcacık hissettiğim cenneti hatırlatıyorsunuz. Tıpkı benim de size cenneti hatırlattığım gibi… Dünyadaki sevgiyi, ışığı çoğaltmak için bir arada olduğumuzu bilin. Önceleri çıkardığım seslerle mutlu olacaksınız, sonra ilk hecelerim, ilk kelimelerim, ilk ayağa kalkışım ve ilk adımlarımla sizi gülümseteceğim. Her bir doğum günümde biraz daha büyüyüp biraz daha yapamadıklarımı yapmaya başlayacağım. Oyuncaklardan çok sizin beni gördüğünüz zaman gülen gözlerinize, güzel bir şey yaptığım zaman onayınıza, hatalar ya da yanlışlar yaptığım zaman bana bunları neden yapmamam gerektiğini anlatmanıza ihtiyacım var. Tabii bana yapma dediklerinizi sizin de yapmamanız ve bana sözlerinizle, davranışlarınızla örnek olmanız lazım. Sizin sözlerinizden çok davranışlarınızı izleyip davranışlarınızı taklit edeceğim. Çünkü izleyerek ve taklit ederek öğreniyorum. Bunları kimden öğrendi dediğiniz ne varsa kendinizi izleyin derim. Bana öyle bir ortam yaratın ki, dünyaya getirdiğim yeteneklerimi ortaya çıkarabileyim. Beni şekillendirirken neleri kolay yapabiliyorsam, neler kendiliğinden ve çok güzel akıyorsa onlar benim yeteneklerim. Sizin gerçekleştiremediklerinizi değil, kendimi gerçekleştirmek için geldim dünyaya. Şarkı söylüyorsam şarkılarımı dinleyin, resimler yapıyorsam beni boyalarla ödüllendirin, hareket etmek benim için vazgeçilmezse beni spor ve dansla geliştirin. Okul yıllarım başladığında hatta başlamadan önce yeşerttiğiniz öğrenme merakımı lütfen hiç kimsenin yok etmesine izin vermeyin. Sizin ellerinizde büyürken, beni hiç tanımayan, tanımak da istemeyen ve ruhumu da görmeyen hiç kimsenin sözlerine inanıp da beni yargılayıp, küçük görmeyin. İstediğim şeyler yeteneğim olmasa bile denememe izin verin. Belki de kapalı bir kutunun içinde saklı kalmış bir mücevher gibi gün yüzüne çıkmayı bekliyorumdur. Okulda ya da hayatta başarısız olsam bile “yapabilirsin, tekrar deneyebilirsin. Bunun için ne yapabilirsin, bunun için ne yapabiliriz?” demeniz beni tekrar ayağa kaldırır. Benim içimdeki seven, kucaklayan, hataların düzeltilebileceğine, tekrar ayağa kalkılabileceğine inanan sesim olun. Günü gelip de sahneye adım attığımda gözlerim en ön sıralarda sizi arayacak. Beni koruyan, kollayan, destekleyen olun. Sorumluluk alabildikçe, yaşıma uygun sorumlulukları bana bırakarak beni hem özgür hem de güçlü bir birey haline getirin. Seçimlerimde beni uyarın, doğruları gösterin; seçimlerimin sonuçlarını da yaşamama izin verin. Anlamlı bir yaşam için anlamı anlatın bana. Korku, kaygı ve endişelere rağmen hareket etmeyi, adım atmayı, cesur olmayı öğretin. Güçsüz hissettiğimde nasıl güçleneceğimi öğretin. Acı çeksem bile yaralarımı nasıl iyileştirebileceğimi öğretin. Haklarımı savunmayı öğretin. Haksızlığa uğrasam bile haksızlık yapmamayı ve adaletli olmayı öğretin. Şiddetsizliği öğretin. Şiddete karşı şiddetsiz direnmeyi öğretin. Direnirken kararlılığı öğretin. Vazgeçmemeyi öğretin. Sevgiyi ve merhameti öğretirken kendine de sevgi ve merhamet duymayı öğretin. Değişime direnmemeyi öğretin. Değişimi ve dönüşümü öğretin. Birgün önceki halimden daha iyi olabilmeyi öğretin. İnsanlarla yarışmayı değil, kendinin bir önceki halinden hep daha iyi olmayı öğretin. Değiştiremeyeceğim zaman bırakabilmenin de en güzel yol olduğunu öğretin. Kabullenmeyi öğretin. Hayattaki en büyük gücün her şeye yeniden, en baştan bazen de sıfırdan başlayabilme gücü olduğunu öğretin. Disiplini, çalışkanlığı öğretin. Değerlerle dolu bir yaşamın parayla dolu bir yaşamdan daha büyük zenginlikler getirdiğini öğretin. Dostluğu, arkadaşlığı öğretin. Aile olmayı, o ailenin içinde farklılıklara rağmen birlikte yaşamanın bir olmanın ne kadar kıymetli olduğunu öğretin. Ölümü anlatın bana… En çok da yaşamanın ne güzel bir şey olduğunu öğretin. Hayatın içinde işler yolunda gitmese de gülümseyebilmenin ve kendine güvenmenin ne demek olduğunu öğretin. En çok da çocukluğumu öyle güzel geçirmeme sebep olun ki… O benim hep gidip mutluluğu bulabildiğim bir sığınağım olsun. En önemlisi çocukluğumu hayatımın en güzel dönemi olarak hatırlamam için bana yardım edin. Beni tüm varlığımla kabul edip onaylayın. Beni onayladığınızda, cinsiyetimi onayladığınızda, kızsam kız, erkeksem erkek, sağlıklı olmam en temelde size yettiğinde sadece var olmak da bana yetecektir. Özen beklediğimi, anlaşılmak istediğimi de bilin. Kahkahalarım için gözyaşlarımın neden aktığını siz bilmezseniz kim bilebilir? Çocukluğunuz boyunca size gösterilmeyenlerin acısını benden çıkarmayın lütfen. Kendi yaşadıklarını bir başkasına yaşatmamanın insanlık onuruna gösterilebilecek en büyük saygı olduğunu sizden öğreneyim. İşte o zaman hep birlikte dünyada da cenneti yaşar, dünyamızı herkes için yaşanılası, sevilesi bir yer haline getiririz. TUBA İNANÇ, RE-SHAPED DNA HEALER

Yorumlar (1)

B
Banu Koç 03.09.2026 20:05

Yine kalbime dokunan bir yazı . Teşekkürler . Her makalede bu bana yazılmış diyorum .