“Sen kimsin?” diye sordu Küçük Prens. “O kadar güzelsin ki…” “Ben tilkiyim.” “Benimle oynar mısın, o kadar üzgünüm ki…” “Seninle oynayamam, henüz evcilleşmedim”, der tilki. “Pardon?, Evcilleşmek de ne demektir?” “Bu unutulmuş bir şey”, der tilki. “Bu bağ kurmak anlamına gelir.” “Bağ kurmak mı?” “Elbette”, der tilki. “Sen benim için küçük çocuğa benzer bir küçük çocuksun sadece. Ne senin bana, ne benim sana ihtiyacım var. Fakat beni evcilleştirirsen birbirimize ihtiyacımız olacak. Sen benim için dünyada biricik, emsalsiz olacaksın, ben de senin için.” Chiron, gökyüzünün Yaralı Şifacısı. Işığına sahip çıkabilmesi için yoğun bir pathesisten geçmesi gereken, Satürn ve Philyra’nın yetenekli oğlu. Pathesis ne okul eğitimidir ne de sadece bir ustadan el almakla olur. Bunların her ikisini de Apollon’un ona kol kanat germesi ile başaran yine Chiron olsa da, zeminde çok yoğun bir acı vardır. Bu acı kökleri; en sevdikleri anne ve babası tarafından istenmemesinden kaynaklı bir acıdır. Chiron kelime kökeni olarak Yunanca’dan gelmekte olup “ellerde usta veya mahir el” anlamına gelir. On parmağında on marifet desek yeridir; fakat işte oraya kolay gelinmiyor. Kendini inkâr, ailesi tarafından sevilmeme, istenmeme duyguları onun yalnızlığını artırırken bu dramdan çelik gibi bir varoluş hikâyesi çıkarmak yine Chiron’un başarısı oluyor. Bu yazının konusu ise mahir ellerin yine bir diğer el becerisi yüksek burç olan Boğa burcundaki transiti olacak. Chiron’un Koç burcundaki liderlik ve yeni başlangıçların sorumluluğunu almayı öğreten geçişi, 19 Haziran 2026’da sona erip bayrağı Boğa’ya devretti. Yaklaşık 50 yıl sonra Boğa burcuna gelmiş olduğunu söyleyelim. 1976 ve 1984 yılları arası doğanların Chiron’u tam da burada. Nisan 2027’ye kadar Boğa burcuna henüz tam yerleşmeyecek. Başka bir tabirle, Boğa’nın ilk ve Koç burcunun son derecelerinde retrosunu yapacak Nisan’a kadar. Buraya yerleştikten sonra ise 2033 Temmuz ayına kadar Boğa’nın Chiron’a ev sahipliğini deneyimliyor olacağız. Plüton ve Jüpiter karesi ile 19 Haziran’da göklerin sahnesine çıkan Chiron Boğa için anahtar kelimelere değinecek olursak; duygusal olgunlaşma, krizlerin içinden gücünü keşfederek çıkmak, varlığına anlam katmak için çocuk sahibi olmak, senin olmayan çocuklara da toplumsal olarak sahip çıkabilmek anın haritasından dikkati çeken birkaç husus. Daha teorik anlama bakarsak öz değer, öz saygı, beden farkındalığı, bedendeki yaralar, engellilik, acıya gereğinden fazla sahip çıkma, hatta tutunma, hayatın getirdiklerine güven, olanın senin hayrına olacağına itimat etmek ve teslim olmak, maddi güvenliğin takıntı haline getirilmesi, kendi yeteneklerine ve özden gelen kaynaklarına güvenmemek olarak özetlenebilir. Bu yazının odağı ise yazının girişinden de anlaşılabileceği üzere, Chiron’un Boğa yaralarından biri olan bağ kuramamaya dair. Boğa yeryüzünün, Dünya’nın burcu olduğu için en derin yarası bu dünyaya ait hissetmemek, bağ kuramamakla zemin bulur. Boğa sahip olmak ister, elle tutmak, gözle görmek, ağzında hayatın tadını hissetmek ve beş duyu ile yaşamak ister. Bu elbette Venüs yönetimindeki bu burcun aydınlık ve ideal tarafıdır. Fakat Boğa olmaya gelmiş varlığın, bu bedende öğrenmesi gerekenler de bunlardır. Bilerek gelmez. Deneyimleyerek öğrenir. Bedeninin içinde rahat edemeyerek, rüzgârdan, güneşten rahatsız olarak, her detayı bedeninde duyumsayarak onların da ötesine geçmeyi öğrenmeye gelmiştir. Bu haller bazen aşırı hassasiyet bazen de müthiş bir duyarsızlıkla kendini belli edebilir. Yaşam gibi, bu haller de kulaklara denge diye fısıldamaktadır. Chiron’un Boğa geçişindeki yaraları kanatması ile süreçte gerçek bir kabulleniş, denge ve hayata dair istek damarlara zerk edilecektir. İşte bu 7 yıllık süreç biraz daha dünya ile bağımızı kurmak, güçlendirebilmek için fırsatlar sunuyor. Yaşamsal ve doğal bir bağ kuramadığında Boğa’yı alışkanlıklarına tutunurken, beslenmeyi abartırken, rehavete kapılıp adım atamazken ve hizmeti ruhundan değil de egodan yaparken bulabiliriz. Dünya ile bağ kurmak aslında özünle bağ kurmaktan farklı değildir. Çıplak ayaklarında üzerinde yürüdüğün toprak, yüzüne vuran rüzgâr, baharda kokularıyla sarhoş olduğun çiçekler, türlü türlü sesleri ile cıvıldaşan kuşların senin bir parçan olduğunu hissettiğinde, hikâye yeniden yazılacak. Doğada olmanın tanımı doğa olmaya dönüşecek… El alışkanlığı yaptığın tamamdır, bu iş oldu işaretinin yerini derin ve belki de sebepsiz şükran duygusu alacak. Gözünü açar açmaz, yürürken, dururken, susarken, konuşurken, bir kedinin yanında veya kendi yanında… Her birini derin bir şükranla karşılarken en derinde ne ile bağ kurduğunu anımsayıp yine şükredeceksin. Uranüs transitini Nisan 2026’da atlatan Boğaların, Chiron Boğaların ve sabit burçların derinlere inen bu yeni yolculuğunun merhametle geçmesine niyet ediyorum. En derinlerde en kıymetli bir sen daha var. Kavuşman dileğimle… Sinem KAYA, Karma Astrolog ve Eğitmen
Yorumlar (0)
Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!