ASTROLOJİ ETİĞİ ÜZERİNE İzleniyormuşsun gibi işini yap. Bir ibadet gibi çalış ve bir ritüeldeymişsin gibi odaklan. Elindeki malzeme Yaratıcının dili, muhatabın ise varoluşun kendisidir. Bir faaliyette iyi olduğunda seni izleyenler, onu ne kadar kolay yaptığını sanır. Örneğin, güvenli ve sakin şekilde araba kullanıyorsan yanındaki kişi de rahatlar; hatta araba kullanmayı bilmeyen biri bile bunun ne kadar kolay olduğunu düşünür. Fakat eğer elindeki malzeme Yaratıcının diliyse – ya da sen buna inanıyorsan – yaptığın işe saygı duyman ve etik çerçevede ilerlemen büyük önem taşır. İşinde iyi olsan bile dışarıdan bu iş kolay görünür; fakat zorluklarını ve inceliklerini sen bilirsin. Astroloji eğitimleri yıllara yayılan, üniversite üzerine yüksek lisans düzeyinde bir birikim gerektiren uzun soluklu bir alandır. Üstelik sadece eğitim değil, arka plan hazırlıkları da oldukça fazladır. Buradaki arka plan hazırlığından kasıt; danışan için çalışılacak haritaya özenle hazırlanmak, temiz bir mekânda, açık ve hazır bir zihinle oturmak, gerekirse meditasyon yapmak gibi uygulamalardır. Astroloğun aldığı eğitimler kadar kendi yaşam yolculuğunda katettiği yol da önemlidir. Kendi haritasıyla tanışıklığı, psikolojik dinamiklerini bilmesi, korkularıyla yüzleşmesi ve kendi gölgelerini tanıması bu mesleğin ayrılmaz parçalarıdır. Çünkü bir astrolog danışanına, kendisinde olmayan bir bakış açısını sunamaz. Bu yüzden yaşam deneyimi ve ruhsal olgunluk, mesleğin temel taşlarıdır. Her şey bir niyetle başlar. Astroloji bir olasılıklar ilmi olduğuna göre, danışanla buluşmadan önce bile niyet etmek mümkündür. Kendi uygulamamdan örnek verecek olursam; danışanıma doğru bilgiyi, onun anlayabileceği ve sevgiyle kabul edebileceği bir yerden aktarmaya niyet ederim. Birlikte geçen zamanda neşe ve şifa akışına niyet ederim. Neşe, yüksek ve dönüştürücü bir frekanstır. Elbette herkesin hazırlık yöntemi farklıdır; bir duayen hocamızın dans ederek hazırlandığını bile duymuştum. Duayenler demişken, astroloji etiği üzerine büyük ustaların sözleri her zaman yol göstericidir. Gelin birlikte bir yolculuğa çıkalım: • Liz Greene: “Bir astrolog, danışanının duygusal kırılganlığını asla manipüle etmemelidir. Harita bir yol haritasıdır; ne kehanet ne de hüküm aracıdır.” • Stephen Arroyo: “Astrolojiyi, danışanın içsel gücünü ve farkındalığını artıran bir rehber olarak kullandığımızda etik sorumluluğumuzu yerine getirmiş oluruz.” • Dane Rudhyar: “Astroloji, bir kişinin kaderini belirlemek için değil, yaşamına anlam ve bilinç getirmek için kullanılmalıdır.” • Howard Sasportas: “Astrolojik danışmanlık bir tür içsel terapi gibidir ve danışanın hassasiyetine her daim saygı duymak gerekir.” • Melanie Reinhart: “Astrolog, danışanın yaşamına şifa getirecek bir rehberdir; karar verici değildir.” Bu sözler, astrolojinin yanlış kullanımlarına yıllar öncesinden ışık tutmuştur. Şimdi biraz daha geriye, Hermetizm’in temelini oluşturan Corpus Hermeticum’a uzanalım. Hermes Trismegistus’a atfedilen bu kadim metin, evrenin ilahi bir düzenle işlediğini ve insanın bu düzeni anlayarak kendini geliştirebileceğini söyler. Astroloji etiğini bu çerçeveden dört başlıkta ele alabiliriz: 1. Bilginin Sorumluluğu Kadim tıptaki “Primum non nocere! – Önce zarar verme.” ilkesi, astroloji için de geçerlidir. Bilgi, saf olana ve onu iyi niyetle kullanana akar. Astrolog, danışanın alabileceği kadarını aktarmalı; kişinin hazır olmadığı bilgileri dayatmamalıdır. Astroloji, doğru zamanda doğru sözü söyleme sanatıdır. 2. Kader ve Özgür İrade Dengesi Bu konu hâlâ tartışılan bir meseledir. Özgür iradeye sahip miyiz, yoksa buna mı inanıyoruz? Hayatın büyük dönemeçlerinde kadersel çizgiyi aşabilir miyiz? Cevabı birebir bilmek mümkün olmasa da; irade gösterebildiğimiz alanlarda çaba, niyet ve tutunma şeklimiz büyük rol oynar. Çaba gösterdiğin yerde izin de açılır. 3. Gizli Bilginin Paylaşımı Her bilgi herkesle paylaşılmaz. Karşındaki kişinin hazır oluşu, bilginin kaderini belirler. Astrolog, güvene, sadakate ve öğretiye teslimiyete sahip olmalıdır. Bilgiyi alan kişi de sorumluluğunu üstlenmelidir. 4. Kendi Gölgeni Tanımak Hiçbir astrolog gölgesinden muaf değildir. Gölgeden geçmeden ışığın kıymeti bilinmez. Astrolog, kendi yarasını ve dönüşümünü bildiği ölçüde danışanına şefkatli bir alan açabilir. Hayat, katkı alıp katkı verme döngüsüdür. Şimdi ikinci yüzyıl astrologu Vettius Valens’e bakalım. Anthologiae adlı eserinde astrolojinin etik temelini üç başlıkta toplar: • Astrolojiyi Ciddiyetle Uygulama “Bu bilgelik sıradan akılla değil; sabır, ruhun dayanıklılığı ve yaşam boyu süren bir çabayla kazanılır.” Astroloji, ekmek kapısı değil; hizmet kapısıdır. • Danışanla Dürüstlük ve Ölçülülük Astrolog, hem doğru hem de ölçülü konuşmalıdır. “Yıldızların işaret ettikleri kaçınılmaz değildir; bilgili olan bu etkileri yumuşatabilir.” Danışan umutsuz bırakılmamalıdır. • Kendi Deneyimiyle Öğrenen Astrolog “Bu sanat bana hem acılarımı hem de kurtuluşumu öğretti.” Astroloğun yolculuğu da kendi derinliğine doğrudur. Sonuç Astrolojinin malzemesi insan ruhudur. Dolayısıyla etiği sınırsız bir derinliğe sahiptir. Tek boyutlu görünen haritalar, çok katmanlı ve derin ruhlara açılan kapılardır. Bir astrolog, danışanının zihnini doldurmak için değil; alabileceği kadarını sevgiyle aktarmak için oradadır. İlk prensip daima geçerlidir: Önce zarar verme. Harita ne tamamen olumludur ne tamamen olumsuz. Her harita kendi çıkış yolunu taşır. Astroloğun görevi de bunu şefkatle işaret etmektir. Sanki izleniyormuşsun gibi. Sanki ilahi bir düzen seni sessizce takip ediyormuş gibi. ________________________________________ Sinem KAYA Karma Astrolog • Eğitmen @linasinem
Yorumlar (1)
Emegine saglik 💕