PERVANENİN GÖNLÜ ATEŞİ GÖRÜNCE YANMAYA HEP MEYLEDER...
Zamanın içinde yürürken bazı eserler bana yalnızca bilgi değil, bilgelik de verir. Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın Marifetname’si de benim için tam olarak böyle bir eser. Onu okurken fark ettim ki gökyüzü yalnızca yıldızlardan ibaret değil. İnsanın iç âlemiyle konuşan, ona ayna tutan bir düzen. Yıldızların hareketinde insan hâlleri, insanın kaderinde ise ilahi nizamın ince izlerinin görüldüğü bir pencere. Bu seriyi yazmaya karar vermemin nedeni de tam olarak bu fark ediş. Burçlar benim için karakter kalıpları değil, insanın kendi doğasını hatırlama yolculuğunda geçtiği birer durak. Her burç kendi içinde bir ahlak öğretisi, bir denge arayışı, bir sabır biçimi taşıyor. İbrahim Hakkı’nın kadim dili bu öğretileri yalnızca anlatmakla kalmıyor insanın içine doğru bir kapı aralıyor. Ben de bu kadim bilgiyi kendi idrakimden süzerek kendi dilimle siz okurlarımızla paylaşmak istedim. Yolculuğumuz kışın en derin yerinden başlıyor. Zamanın sessiz öğretmeni, sabrın ve hikmetin burcu olan Oğlak’tan… Haydi gelin, Hikmetin Dağı’na birlikte tırmanalım. OĞLAK BURCU – MARİFETNAME’DEN HİKMETİN DAĞI “Her şeyin feza ve arzda bir vakti ve bir sırası vardır; insanın halleri de burçların nizamı üzere tezahür eder.” “Oğlak burcu toprak menzilindendir. Onun mahiyeti soğuk ve kurudur. Sakin, ağır, metin ve temkinlidir. Hâkim tabiatlı olur, işini tedbirle görür, az konuşur, çok düşünür. Hakk’a yönelirse hikmetin kapısı ona açılır.” — Erzurumlu İbrahim Hakkı, Marifetname Oğlak burcu, Marifetname’nin derin sayfalarında hikmetin ve sabrın tecelli ettiği burç olarak anılır. Toprak unsurunun en olgun hâlidir. Toprağın taşlaşmış, dağa dönüşmüş biçimidir. O, sadece sabrı değil, sabırdan doğan kudreti temsil eder. İnsanın çamurdan yaratılırken gösterdiği azim ve ölçü gibi Oğlak da burçlar âleminde bu ölçünün yankısıdır. İbrahim Hakkı’nın “soğuk ve kuru” tabiri bugünün astrolojisinde genellikle mesafeli, ciddi ve kontrollü olarak çevrilir. Ancak bu ifadeler yüzeyde kalır. Marifetname’deki “soğukluk” nefsin ateşinden arınmışlık, “kuruluk” ise duygusal taşkınlıktan sakınan hikmetli dengeyi ifade eder. Bu nedenle Oğlak insanı, görünürde dünyevî işlerle meşgul olsa da içten içe ruhu disipline eden ve düzenleyen bir terbiyecidir. Oğlak burcu, sembolik olarak dağa tırmanan keçiyle temsil edilir. Bu yalnızca bir doğa sahnesi değil insanın varoluş basamaklarını tırmanma çabasıdır. Marifetname’de der ki; “Oğlak burcu menzili sülûk ehline sabır ve sükûn sıfatını öğretir.” Sülûk, yani manevî yolculuk ehli Oğlak enerjisinde adım adım yükselir. Her taş bir imtihan her zirve bir tecellidir. Dışarıdan sert görünen dağın içi sabırla oyulmuş mağaralar ve hikmetle açılmış yollarla doludur. Oğlak burcunun yöneticisi Satürn, Marifetname’de vakar ve imtihan yıldızı olarak anılır. Satürn’ün hükmü altındaki insan sabırla yoğrulur. Yük ağırdır ama olgunluk, bilgelik ve teslimiyetle mayalanır. İbrahim Hakkı bu durumu şöyle açıklar: “Zühal’in nazarı kime isabet ederse, o kimse dünya malına rağbet etmez, azla kanaat eder, sözünde metin olur.” Böylece Oğlak, görünürde dünyevî bir düzen kurucusu olsa da özünde fani olana hükmeden ruhun sembolüdür. Marifetname’ye göre her burcun bir ahlaki dersi vardır. Oğlak’ın dersi, tedbir, sükûnet ve tevekküldür. Bugünün insanı, hızla tükenen arzuların ve değişen duyguların içinde sabrı unutur. Oğlak, unutulan sabrı hatırlatır. Her şeyi zamana bırakmak yerine zamanda olgunlaştırarak yürümeyi öğretir. Toprak gibi davranır. Her tohumu kabul etmez ama kabul ettiğini kökleriyle sarar, büyütür ve taşır. Modern astrolojide Oğlak kariyer, yapı ve statü ile ilişkilendirilse de, İbrahim Hakkı’nın dilinde bu, dünya nizamını kuran hikmetli aklı ifade eder. Gerçek Oğlak makam için değil düzen için çalışır. Görevi, insanın iç âleminde bir düzen kurmaktır. Çünkü hikmet, sadece bilmek değil, bilgiyi sabırla işlemek ve zamana nakşetmektir. Ezoterik anlamda Oğlak, “nefs dağını aşan bilincin” burcudur. Marifetname’ de dağ, benliğin yüksekliğini temsil eder. İnsan, kendi benliğinin zirvesine tırmanmadan Hakk’ın tecellisini göremez. Oğlak burcu, bu zahmetli arınmanın sembolüdür. Her düşüş ve her yeniden kalkış onun kader dilimidir. Modern bilinçte Oğlak, kişisel sorumluluk ve zamanla ustalaşma ilkesidir. Ruh, Oğlak döneminde kendi “dağını” inşa eder ama o dağ, benliğin yükü değil, bilincin tahtıdır. Erzurumlu İbrahim Hakkı’nın şu cümlesiyle yazımı bitirmek istiyorum; “Oğlak burcu, vakar ve sebat ehline mesken olur. Zira hikmet aceleyle değil, sabırla tecelli eder.” Oğlak’ın gerçeği zamanı sevmektir. Zaman, Satürn’ün aynasıdır. Sabrın, imtihanın ve olgunluğun sahasıdır. Kim Oğlak bilincine ererse zamana hükmetmez onunla dost olur. Ve sonunda dağın zirvesinde değil, kendi kalbinde durur. İşte orada, hikmetin asıl kaynağı açılır; Tedbir kuldandır; takdir Hakk’tan. Katılık nefistendir; hikmet rahmetten. #sevgiyle ve #aşkla #masiva Rukiye Ahsen Oğuz
Yorumlar (1)
Kaleminize sağlık…