Makale

İLİŞKİ KEMERİ

29 December 2025 10 dk okuma
İLİŞKİ KEMERİ

KEMERLERİ ÇÖZÜN, AŞKA DÜŞÜYORUZ

“İçinizdeki Gökyüzü”, “Gökyüzü Ortaklıkları: Sevgi, Cinsellik ve Yakınlaşmanın Astrolojisi” ve “Değişen Gökyüzü” gibi birbirinden kıymetli kitapların yazarı Astrolog Steven Forrest’ın astrolojiye yaklaşımı ile henüz tanışmadı iseniz çok şey kaybediyorsunuz. İlk fırsatta sizi çeken bir kitabı ile başlayın derim. Bu ayki yazıma kendisinin eşi Jodie Forrest ile kaleme aldığı “Gökyüzü Ortaklıkları” kitabı ilham oldu. Karı koca iki astroloğun elinden çıkan bir ilişki astrolojisi kitabı! Bundan daha iyi nasıl olur? Astrolojinin karmaşık görünen çok katmanlı yapısını S. Forrest olabildiğince sade ve anlaşılır kılar kitaplarında. Bana sorarsanız bu çok katmanlı yapı bir yerde astrolojinin ilmini ve ondan istifade edenleri korumak içindir. Her bilgi her düzeyde, herkesle paylaşılamaz. Emek gerektiği gibi hem astroloğun hem de danışanın hazır olması da gerekir. Yine bu bakış açısıyla her şey olması gerektiği zamanda olur. Doğum haritalarının karmaşık görünen yapısında burçlar, gezegenler ve evler ilk etapta dikkati çeker. Ders 101; gezegenler “ne” sorusu ile olayın kendisini, burçlar “nasıl” sorusu ile olayın yapılageliş tarzını ve eylemin doğasını anlatırken evler ise “nerede” sorusu ile olayların sahnesini, geçtiği yeri verir. Bu yazıya ilham olan içerik bunların bir bileşkesi olsa da odağı itibariyle evleri konu alan Forrest’ın “İlişki Kemeri” kavramıdır. Burada kasıt 5, 6, 7 ve 8. evlerin hayat içindeki yeri ve ilişkilere yansımasıdır. Bir doğum haritasındaki on iki evin konularına bakılırsa, duygusal ilişkilerle direkt ilgili olanları bu dört evdir. Her zaman aynı sırayla olmasa da bir ilişkinin olağan seyrine dair bir film çekilse senaryonun gelişimi yine bu ilişki kemerini takiben yazılır. Beşinci ev, o ilk bakış. Bilinçdışının karşı tarafa bende merak uyandırdın ve seni tanımak istiyorum deme halleri. İlk görüşte aşk, bu sefer Venüs’ün üst oktavı Neptün’ün yıldırımları ile geliyor. İlahi bir şeyler oluyor. Adını koyamamak bir yana zaten ne öyle bir zamanın var ne de bunun peşindesin. Sen o çilek kokusunun peşinden gidiyorsun. Aslan’ın evi, geleneksel kaynaklarda çocuk evi olarak geçse de aşk doğası gereği 5.evi ele geçirir. Forrest’a göre 5.evin başarılı uygulamasında insanın kendi mazisini ilginç bir yabancıyla paylaşması, içinden geldiği gibi davranmaktan, zevkten ve rahatlıktan hoşlanmak, bir başkası tarafından büyülenmeye hazır olmak, âşık olmaya açık olmak, ilişkinin sürekli keşfi ve yaratılması yer alır. Başarısız uygulamasında ise insanlarla ilişkiye başlayamamak veya karşılık verememek, katılık, kontrol, ciddiyet, soğukluk, oyun oynayamamak, yeniliğe ve ilişkilerde heyecana bağımlılık, günlük kalıpları ve sıkıcılığı reddetme, sadece bugünü yaşamak konusunda ısrar vardır. Bana kalırsa tüm bu özenli ve iç gıcıklayan tabirlerin altında büyük harflerle yazılan bir CESARET kelimesi yer alır. Sevmeye cesaret, kendini olduğun halinle açman gerektiğini bilip buna bir gün izin vermeye cesaret, zamanında acımış kalbini belki yeniden acıtabilmeye cesaret, karşındakine bakıp kendini görebilmeye cesaret! En başta da 5.ev bilinmeyene cesaret etmekten bahseder. Boşuna Aslan burcuna “komutanın cesur kalbi” denmiyor. Bu cesareti gösterip aşka düşenleri zaman bir süre sonra 6.eve davet eder. Hayatın kendisi gibi, doğum haritası da bisikletin pedallarını sürekli çevirmeye benzer. Durursan düşersin. Beşinci evin enerjisi doldu ise 6. Eve geçmelisin. Altıncı ev, nam-ı diğer hizmetkarlar evi, Başak burcu ve Merkür yönetiminde. Hani işleyen demirin pas tutmayacağı, harekette bereket olan yer. Forrest bu evin başarılı uygulamasında ilişki için eşit sorumluluk üstlenme, yakınlığın pratik detaylarını çözümleme gönüllülüğü, kimsenin kusursuz olmadığının bilinci, birbirinin hatalarına anlayış gösterme, bağ kurma becerilerinin gelişmesini sayar. Başarısız Uygulamasında ise eşit olmayan roller, baskın-bağımlı düzeni; eşlerden birinin diğerinden fazla katkıda bulunması, sorumluluk almayı veya taviz vermeyi reddetmek, sürekli eleştiri, aşağılama veya birbirini sabote etmek, bağ kurma becerisinin eksikliğine yer verir. Benim gözüme görünenler ise yine büyük harflerle yazılı “GÖNÜLLÜLÜK” hali. Gönül zaten ne güzel bir kelimedir. İçinde kendiliğinden yapıla gelen halleri içerir. Kendiliğinden eşini üzmekten kaçınmak, kendiliğinden onu mutlu etmeye açık olmak, kendiliğinden gönülden hayatın yükünü paylaşmak. Başak burcunun simyacı tarafını da göz ardı etmemek lazım burada. Bazı şeylerin de iyi niyetle, karşılıklı içsel cevheri açığa çıkarmak için olduğuna eşler güvenmeli. Başak’ın analizci tarafı evin içindeki bu sinerjiyi dağıtabilir. Eşleri yorabilir. Bu tarz, evde ve ilişkilerde enerjiler sıkıştığında tarafların birbirlerini aşarak aslında olanın, daha ilahi bir mesaj verdiğine odaklanabilmesi alanı rahatlatır. Sonuçta eşler birbirinin aynasında kendini görünce birçok anlaşmazlık suyu yüzüne çıkar. İlişkilerin simyası tekâmül odaklı olduğundan ilişki içine girmeden en azından aynı eve girmeden kişilerin kendileri ile ilgilenmesi, yalnız kalabilmeyi ve hatta sevmeyi ve kendi alanlarını korumayı öğrenmeliler. Kendi alanlarını sağlıklı bir şekilde korumayı bilmeyen bireyler 7.evin sularında sınanmaya hazır olmalıdır. Yedinci ev, evlilik evi olarak geçer. Forrest başarılı uygulamasında şunların altını çizer: uzun süreli bağlılık gerektiren ilişkiler kurmak, ilişkinin görev ve zevklerini eşit olarak paylaşmak, ilişkiye ve karşımızdakinin değişen ihtiyaçlarına günü gününe ilgi göstermek. Başarısız uygulamalarında ise eşlerden birinde veya her ikisinde de bağlılık eksikliği, güvensizlik, savunmaya geçme, yakınlık eksikliği, eşit paylaşılmayan sorumluluk ve menfaatler, katı rol dağılımı, bencillik, kendine kilitlenme, eşinde kişiliğini yitirme ve durağanlık. Zodyağın doğal yerleşiminde 7.evde Terazi burcunun olması bizi otomatik olarak dengeye, adalete, diğerkâmlığa götürür. Aynı evin içinde bir diğerini düşünme, önemseme pratiklerinle aran ne kadar iyi? Bunu doğal halinde yapabilmek için daha derine, kendinle ilişkine gitmen gerekirse orada ne kadar yol aldın? Travma ve korkularının ne kadar üzerine çıktın? Satürn Terazi’de yücelir, sadakati, kontratları ve dürüstlüğü onurlandırır. Eğer bu hasletlerle aran iyi değilse, Satürn’ün sınavları ilişkiler, ortaklık ve evlilik üzerinden işlemeye başlar. Malum Satürn sorumluluk almayı sever. Satürn’den kaçan, Plüton ile karşılaşabilir ki 7. Evdeki Plüton “yatağımdaki düşman” enerjisidir. Daha derin bir yerden bakacak olursak, kendi kendine düşmanlık ettiğin konuları şifalandırman iyi olabilir. Aynada her zaman başka bir yansıma görmek mümkün. Burada büyük harfler şunu yazar: BİZ için SORUMLULUK. Sekizinci ev ise geleneksel ekolde ölüm evi olarak isimlendirilmiştir. Akrep burcunun doğal evinin başarılı uygulamasını Forrest bir başkasında cinsel, zihinsel ve duygusal açıdan iz bırakmak, bilincin içgüdüsel düzeylerinden yükselen duyguların kabulü, dürüstlük, psikolojik çıplaklık olarak yorumlar. Başarısız uygulamasında ise cinsel fonksiyon bozukluğu, derinlik eksikliği, ilişkinin sevgililikten ziyade arkadaşlık düzeyinde olması, psikoloji yüklü konulardan kaçış olarak belirtir. Sekizince ev aynı zamanda yeniden doğumun da evidir. Evlilik ve ilişkiler söz konusu olduğunda kişi her partnerle kendine başka bir pencereden bakmayı seçebilir ve aslında aynı bedende yeniden doğar, partneri ile. Bir kabuk değişimi çok derinlerden kendini gösterir. Birlikte ilerleyip gelişemeyen eşler için de burada ilişkinin ve cinselliğin ölümünden bahsedilebilir. Burası eşinin ruhuna sanki bir maddeymiş gibi dokunabilmekten geçer. Hem o kadar somut, gözle görülen bir temas hem de çok derin, varoluşsal bir kabulleniştir bu dokunuş. Ben seni dünya düzleminde, evin içinde ve aslında en derinde manevi boyutta görüyorum demektir. Ez cümle, ilişki kemeri kavramına dair Forrest’ın girizgâhı ardından kendi bakış açımı sizlerle paylaşmak istedim. Bu dört ev, ilişkilerin ana eksenleri olmakla birlikte ilişkilerin neden bir varlığın bedenlenme sebebi olduğunu bize anlatır. Benden bize, bizden bene yolculuk bir akordeon gibi tınılar çıkarır. Her esneme bizi Yaradan’a ulaştırır. Bir diğerinde gördüğün “kendilik aynandan” başkası değildir. Ayna ile dövüşmeyi bırakıp kendi ışığımızı parlatmayı seçersek aynadaki görüntü de ışıldar. Sevgiyle parlamak kısmet olsun dilerim. Sinem KAYA /Karma Astrolog ve Eğitmen /@linasinem

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!