Makale

SİNEMDE AŞK

30 January 2026 8 dk okuma
SİNEMDE AŞK
Sinemde Aşk Bazı konular vardır, oldukça popüler, İngilizce’de juicy diye tabir edilen renkli, ilgi çeken, hatta bol okuru olan seksi konular arasında yer alır. Türkçe’de de “daha çok su kaldırır” dememizin böyle bir sebebi olabilir, suyu bol meyveler gibi çilek kokulu. Tahminleri alayım desem ilk üç tahminde kesin bilir ya da yaklaşırsınız. Çok yazıldı, çok konuşuldu, gelin bunu bir de benim kalemimden okuyun. Gelin bunu bir de benim kalbimden, sinemden dinleyin. Ruh ikizi ve ruh eşi yolculuklarını kastettiğimi anlamış olabilirsiniz. Burada biraz daha top çevirmek istesem ruh ikizi ve ruh eşlerinin ilişki astrolojisindeki teknik göstergelerine girebilirim. Ama bu sefer başka şeyler söylemek istiyorum. Her harita ruh ikizi, ruh eşi haritası değildir. Öncelikle harita bu yaşamda karşılaşmanızı vaad ediyor mu bunu bilmek iyi olabilir, eğer merakınız varsa. Yoksa da zaten akışta anlarsınız. Ruh ikizi (ikiz alev) aynı ruhun, bu dünyaya bedenlenmeden önce eril ve dişil olarak iki parçaya ayrılması olarak tanımlanır. Bu tanımdan da anlaşılacağı üzere karşılaştıkları yaşamlarda rolleri belirgindir, duygusal partnerlik bazlı roller alırlar; karı koca, iki sevgili, platonik aşık gibi. Fakat ruh eşleri bir ruhtan bölünen altı çifti bize anlatır. Başka bir deyişle, ruh eşleri birden fazla ve farklı farklı rollerde olabilir, örneğin bu hayattaki oğlunuz da, eşiniz, çok yakın bir iş arkadaşınız ya da sizi kalpten destekleyen müdürünüz de ruh eşiniz olabilir. Bunu benden dinleyin derken, astrolog kimliğimin yanı sıra kuantum drama ile bilinçaltı çalışmaları yapan tarafımı da ilginize sunmak isterim. Birçok ruh eşi ve ruh ikizi yolculuğuna bu hayatta öyle ya da böyle eşlik ettiğimi söyleyebilirim. Eşekten düşenin halini eşekten düşen anlar atasözümüzü de buraya iliştirelim. Orayı hiç açmayın 😊 ya da açın, bilmiyorum. Gelin birlikte açalım. Ruhsal bağlantısı oldukça güçlü bu yolculuklar her şey bir yana ziyadesiyle büyüten, kabuk kıran, kalp açan süreçler. Tekâmül basamaklarında belki de acelesi olan, artık büyük bir sıçrama yapmaya bir şekilde hazır ve istekli olan ruhların seçimleri de olabiliyor bu yolculuklar. Pastanın çileği diyelim mi? Ruh eşi ilişkileri, ikiz aleve göre daha az yorucu, daha az acılı ve daha destekleyici olabiliyor. Fakat ikiz alev yolculuklarında yaşananların baharatı fazla, balzamik sosu baskın desem yanlış olmaz sanırım. Altın tepside sunuluyormuş gibi başlaması yine mayanın en süslü, pamuk şekeri kokan oyunlarından biri. Romantik aşk filmlerine taş çıkaran bir tanışma sahnesi için evren en ince detayla ilgilenmiş, gerekirse ağzını dilini bağlamış ve sizi karşı karşıya bir vesile ile getirmiştir. Sonradan dönüp baktığında fark edersin ki, onunla karşılaşmaya yakın zamanlarda içinde uçuş uçuş haller, kalbine kuşların gelip konması ve baharın en güzel şarkılarından biri olduğun hissine kapılmışsın. Zaten sorgulamazsın, hayırdır demezsin aşkın kendisi bile olmuş olabilirsin tanışmanıza sayılı günler kala. Çevrendeki hassas radarlar alır kokusunu. Sen de “bilmem ki kendimi iyi hissediyorum” dersin. Havada aşk kokusu var şarkısı dilinden düşmez farkında olmasan da. İşte bu, yaşamlar boyunca birbirine eş olmuş ruhların tekrar bu yaşam planında göz göze geleceklerinin en hafif sinyalidir. Sonradan anlarsın. Kader sizi bir kez daha bir araya getirecektir. Bunun birden fazla sebebi olabilir. Farklı tekâmül seviyesindeki çiftler için farklı çalışır bu yolculuklar. İlk senaryoda, ikiniz de ruhsal olarak hazır olabilirsiniz. Belki de en tatlı hali bu, ruhsal yolculukların. Artık sevginin, aşkın o en ilahi, dengeli, egosuz versiyonu damarlara zerk edilmiştir. Birbirinin gözlerinin içindeki ışığı daha fazla nasıl parlatabilirim diye düşünen bu eşlerin ruhsal planında artık birbirlerine hazır olan, kalpleri başka deneyimlerle çok acımış ve açılmış hallerden sonra sonsuza kadar birlikte ve mutlu yaşamak vardır. İkinci senaryoda biraz daha farklıdır. Birbirlerine hazır olabilirler ama kendileri ile olan tekâmül yolculuklarının henüz ilk basamaklarında olup birbirlerini kâh acıtıp, kâh elinden tutup kaldırarak ilk senaryodakinden daha sert bir sevgi dili ile bir ilişki yaşayabilirler. Maalesef bu senaryoda, kurban bilinci ve bağımlılık kendini sıklıkla gösterir. Ne seninle ne de sensiz denilen cinsten. Bu çiftin yolu bu hayatta da birlikte geçebilir ama sarıp sarmalayan değil hırpalayan bir ilişki daha görünürdür. Üçüncü senaryoda ise eril ve dişil, karşılaşmalarına yetecek eş frekansı yakalamışlardır. İlişki de zaten peri masalı gibi başlar ve bir süre de devam eder. Planı değiştiren, oyunu belki de bozan bu üçüncü versiyondur. Bir taraf, genellikle de dişi olan kendi yolculuğunda öz farkındalığı yüksek olarak ilerler ve eril ile arasındaki mesafe giderek açılır. Partneri için de elinden geleni yapmaya hazır olan taraf, birlikte tekâmül etmeyi kalpten hisseder ve ister. Fakat bunu diğer eşin de istemesi gerekmektedir. Ruhsal yolculuklar en temelde bireyseldir ve özgür irade yasası aşka rağmen, çiğnenmemelidir. Sevgide bir eksilme olmasa bile, dişi artık ruhunun o parçası ile ilerleyemeyeceğini içten içe hisseder. Önce konduramaz, belki bastırmaya çalışır, vicdanını sorgular, ama içindeki sesi susturamaz. Herkesin ruh ikizini bulmak için yanıp tutuştuğu dünya düzleminde o bulmuştur ve bunun kıymetini bilmiyor olabilir mi? Bununla bile kişi kendini suçlayabilir. İkisinin de hakkını vermek ister bu ilişkide. Eşlerden daha farkında olan ikisinin de yolculuğunu dışardan izlemeye başlar, bu da çok acı verir. Bilmemek mutluluk sözünü dövme yaptırmak bile ister! Acısını dindirmeye çalışmanın türlü yollarını arar. İlişkide kalıp bu acıyı çekmeye devam da edebilir o zaman zaten ikinci senaryodaki çifte dönerler. Ya da ruh ikizi de olsa, onun da kendi ruhsal yolculuğunda olduğunu kendine anımsatır. Yaradan ile onun arasından da çekilmeyi bilmesi gerekir. Sevginin doğru zamanda, yine zarafetle gidebilmekle bir ilgisi olmalıydı, bunu keşfeder farkında olan taraf. Burada tarafları en çok zorlayan duygu kolektifte de çok hissedilen kurban bilinci oluyor. Dilediğince sevgiyi yaşayamayan taraf günün sonunda kendini seçerek bu bilincin dışına çıkabildiğinde kazanıyor, en başta kendini kazanıyor. Terk etmek, terk edilmek aslında yine illüzyonun bir hilesi. Bir damla okyanusu terk edebilir mi? Tekrar yağmur olup gelen kim ya da ne? Hikâyenin en başında o tek ruh ikiye bölünürken yapılan kontratlara sadık olmak belki de tekamülün ilk basamağı. Bu yolculuklarda sıklıkla görülen bir şey var ki o da eşlerden birinin daha çok madde, diğerinin de manevi planda kontratlarının olması. Dünya düzleminde, eşlerden birinin kendine yaptığı her güzellik tanışmasalar bile, enerjetik düzeyde diğerinin de hanesine yazılıyor. Örneğin birinin geride bıraktığı suçluluk duygusu diğerinde de hafifliyor. Ya da maddi dünyada aktif olan tarafın çabasıyla, diğeri çok daha rahat bir hayat yaşıyor. Eşlerden biri daha büyük adımlar atmaya hazır olmadığında ise yollar ayrılabiliyor. Bu derin ruhsal bağı olan yolculukların aslında ilk etapta görünmeyen bir sebebi de ilahi aşka kendini açabilmek. İkiden bire olan yolculukta, gerçek birin kim olduğunu idrak edebilmek. Kalbine rağmen, onun sadece bu yaşamla da sınırlı olmayan, bugüne gelen çığlıklarını duymayı başarıp yine de oyunu değiştirmek hiç kolay bir deneyim değil. Tek kişi gibi görünse de eşini de anlayan bir yerden iki kişilik bir karar verebilmek; belki bu bile başlı başına ilahi bir şey. Korkunun elinden tutup o yolu yürüyebilmek, Her adımda kendine başka bir zamandan sarılabilmen içindi belki de… Dağıttığın ruh parçalarını toplayabilmen içindi belki de, Kendin gibi, kendini sever gibi birini sevebildiğini görmek içindi belki de, Kendini sevmeye başladığında karşına çıkması tesadüf olabilir miydi? Sanmam. Sevemem diyebilir misin bir daha böylesine? Sanmam. Daha güzel bir sen, daha güzel bir sevgiye ilerlerken Teşekkürlerin en derini ruh parçana… Sinem KAYA Karma Astrolog ve Eğitmen

Yorumlar (0)

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu siz yapın!